Connect with us

Otomotiv Sektörü

Yeni Mercedes-Benz S-Serisi’nin sırrı ortaya çıktı

Farklı özelikleri kademeli olarak dijital sunumlarla gün ışığına çıkarılan yeni Mercedes-Benz S-Serisi’nin üstündeki sır perdesi, 2 Eylül’de gerçekleştirilen dünya lansmanıyla tamamen kalktı.

Modern lüks, S-Serisi’nin iç mekanıyla tamamen yeni bir boyut kazanıyor. Tasarımcılar, zarafet, kalite ve kullanım kolaylığı ile ön plana çıkan ve yolcuların kendini iyi hissetmesini sağlayan Lounge özelliklerine sahip bir atmosfer yarattı. Yeni ön konsol; yeni mimarisi, modern tasarımı ve ergonomik yapısıyla öne çıkıyor. Ancak sunulan huzur ortamı bu kadarla kalmıyor. Yüksek düzeyde sürüş ve gürültü konforunun yanı sıra çok çeşitli ENERGIZING konfor programları ile S-Serisi yolcularına huzurlu ve konforlu bir yolculuk sunuyor. Ayrıca filtreleme performansı daha da arttırılan ENERGIZING AIR CONTROL ile yolcular, yolculuk boyunca daha da zinde kalıyor.

Birçok konuda daha akıllı hale gelen yeni Mercedes-Benz S-Serisi, sürüş deneyimini tamamen yeni bir boyuta taşıyor. MBUX’in (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) sunmuş olduğu dijital yenilikler dışında, daha kısa dönüş turu sağlayan arka aks yönlendirme sistemi ve arka yolcu hava yastıkları gibi güvenlik yenilikleri dahil, sürüş keyfini artıran ve aynı zamanda daha da güvenli hale getiren yenilikler de bulunuyor. Yeni bir özellik olarak PRE-SAFE® Impulse yan güvenlik sistemi, olası bir yandan çarpma (her iki yandan da) öncesinde E-ACTIVE BODY CONTROL, süspansiyon sistemi üzerinden aracın gövdesini yükseltiyor. Sürekli olarak gelişmeye devam eden sürüş destek sistemleri, otonom sürüş yolunda önemli bir adım oluşturmaya devam ediyor. MBUX’un sezgisel kullanım entegrasyonu sayesinde görselleştirme tamamen yeni bir boyuta ulaşıyor.

Mercedes-Benz markası 100 yılı aşkın bir süredir lüks sınıfta standartları belirliyor

Markanın Amiral Gemisi olan S-Serisi, bünyesinde barındırmış olduğu ileri seviyede mühendislik, işçilik ve gelişmiş dijital yeniliklerle Mercedes-Benz’in tasarımdan üretime bulunmuş olduğu seviyeyi temsil ediyor. Yapay zeka S-Serisi’nde, markanın otomotiv teknolojisindeki 135 yıllık tecrübesiyle birleştiriliyor. Mercedes-Benz yaklaşık 70 yıl önce 220 ile model serisinin temelini attı. Pazara sürüldüğü 1951 yılından bu yana tüm dünyada 4 milyon adedin üzerinde S-Serisi Sedan satıldı. “S-Serisi” ismi, resmi olarak 116 kasa kodu ile birlikte 1972 yılında tanıtıldı. S-Serisi Sedan, son 10 yılda özellikle Çin, ABD, Güney Kore ve Almanya pazarlarında daha da popüler oldu. Şu an üretim hayatı sona eren S-Serisi Sedan neslinden bugüne kadar toplam 500.000 adedin üzerinde satıldı.

S-Serisi’nin müşteri sadakat oranı oldukça yüksek. Batı Avrupa’da daha önce S-Serisi kullanmış olan müşterilerin yaklaşık yüzde 80’i tercihini yine bir Mercedes-Benz otomobilinden yana kullanıyor. ABD pazarında bu oran yüzde 70’in üzerinde bulunuyor. S-Serisi Sedan dünya genelinde ağırlıklı olarak uzun dingil mesafesiyle tercih ediliyor. 10 müşteriden yaklaşık 9’u S-Serisi Sedan’ı uzun versiyon olarak satın alıyor.

MBUX: Kişiselleştirme ve etkileşimde tamamen yeni bir boyut

Son yıllarda başka hiçbir yenilik, bir Mercedes-Benz’in kullanımını MBUX (Mercedes-Benz Kullanıcı Deneyimi) kadar kolaylaştırmadı. 2018 yılında tanıtımı yapılan öğrenebilir sistemin ikinci nesli yeni S-Serisi ile birlikte kullanıma sunuluyor. Donanım ve yazılım alanında kaydedilen gelişmelerle birlikte iç mekan daha da dijital ve akıllı hale geliyor. Muhteşem görüntüler, bazıları OLED teknolojisine sahip beş adede kadar büyük ekran, konfor işlevlerinin kullanımını kolaylaştırıyor. Gerek arka koltuklar, gerekse sürücü için sunulan kişiselleştirme ve sezgisel kullanım olanaklarının kapsamı daha da artıyor. Örneğin, yeni Üç boyutlu dijital gösterge paneli, bir düğmeye basıldığında derinlik algısını arttırıyor. Böylece özel 3 boyutlu gözlük takmaya gerek kalmadan gerçek derinlik etkisi elde ediliyor.

İsteğe bağlı olarak iki adet ön camda sanal gösterge paneli (Head-up-Display) sunulurken daha büyük olan, arttırılmış gerçeklik içeriği sunuyor. Örneğin navigasyon kullanımında animasyonlu yönlendirme okları sanal olarak doğru şeritte yola yansıtılırken, Aktif Mesafe Asistanı gibi asistan fonksiyonlarının bilgileri de yine yola yansıtılıyor. Yansıtılan görüntü sanal olarak 10 metrelik mesafede gösterilirken görüntünün büyüklüğü 77 inç büyüklüğünde bir ekrana denk geliyor.

Mercedes me uygulamasındaki çevrimiçi hizmetlerin etkinleştirilmesiyle sesli komut sistemi “Hey Mercedes” daha fazla diyaloğa ve öğrenmeye yatkın bir yapı kazanıyor. Belirli eylemler, “Hey Mercedes” etkinleştirme ifadesi olmadan da tetiklenebiliyor. Buna gelen bir çağrıyı cevaplama da dahil. “Hey Mercedes” artık araca ait işlevleri de açıklıyor ve genel bilgilerle ilgili soruları yanıtlıyor. Sesli komut sistemi, S-Serisi’nde arka koltuktan da kullanılabiliyor.

Baş üstü kontrol ünitesine entegre kameralar ve öğrenme algoritmaları sayesinde MBUX İç Mekan Yardımcısı yolcuların çok sayıda kumanda talebini algılıyor. Sistem, yolcunun başının yönünü, el hareketlerini ve vücut dilini yorumluyor ve ilgili araç işlevleriyle tepki veriyor. MBUX İç Mekan Yardımcısı sadece kullanım kolaylığı sunmakla kalmıyor, aynı zamanda güvenlik açısından da destek sunuyor. MBUX İç Mekan Yardımcısı bir kamera üzerinden ön yolcu koltuğundaki çocuk oto koltuğunu algılayarak hareket öncesinde ekranda çocuk oto koltuğu için emniyet kemeri uyarısında bulunuyor.

“MBUX Akıllı Ev” özelliği ile S-Serisi, ev için de bir kontrol merkezine dönüşüyor. Günümüz tüketicisinin evi giderek daha akıllı hale geliyor. “Akıllı Ev” kavramı altında, WLAN ve sensörler ev iletişimini sağlıyor. Böylece kullanıcı; sıcaklık ve aydınlatma, panjurlar ve elektrikli cihazlara uzaktan erişim sağlayarak onları kontrol ve kumanda edebiliyor. Ayrıca hareket algılayıcıları ve pencere tetikleyicileri, istenen veya istenmeyen ziyaretçiler hakkında bilgi veriyor.

yeni-mercedes-benz-s-serisi-(4).jpgSalon karakteri ve ferah bir ortamı beraberinde getiren iç tasarım ve boyut konsepti

S-Serisi ile seyahat etmek her zaman dingin ve huzurluydu, ayrıca çalışmak da her zaman kolaydı. İç mekan, yeni nesil ile birlikte ev ve iş arasında bir sığınak, üçüncü bir mekan haline geldi. Hem kısa hem de uzun versiyon olsun S-Serisi’nin her iki gövde tipinin ön ve arka koltuklarında sunulan konfor seviyesi önemli oranda iyileştirildi. İç mekanda sunulan alan hissi ve ferahlığı da önemli oranda arttırıldı.

s-serisi-tablo.png

İç mimarlık ve yat tasarımından unsurları harmanlayan devrim niteliğinde bir iç tasarım sürücüyü ve arka koltuk yolcularını karşılıyor. Gösterge paneli, orta konsol ve kolçaklardan oluşan mimari, geniş bir alan üzerinde süzülüyor hissi veriyor. Kumanda sayısındaki azalma, iç tasarımdaki minimalist yaklaşımı vurguluyor. Konsolun üst kısmı ile büyük dekoratif yüzey arasındaki ince kademe iki katmanlı bir görünüm oluştururken yatay genişlik algısını daha da arttırıyor.

İç mekanda beş adede kadar ekran dışında ön konsol ve arka (Konfor koltuk versiyonunda) taraftaki geniş dekoratif yüzeyler dikkat çekiyor. Gerçek alüminyum süslemelerle desteklenen açık gözenekli ahşap yüzeyler iç mekandaki lüks ve kalite algısını arttırıyor. Yatay olarak konumlandırılan ve dört parçadan oluşan merkezi havalandırma ızgarası yeni tasarım öğelerinden biri olarak öne çıkıyor. Her bir yanda iki adet ince yatay tasarımlı havalandırma ızgarası ile ön konsoldaki tasarım bütünlüğü sağlanıyor.

Sürücü göstergesiyle orta konsoldaki medya ekranı birbirini tamamlayan estetik bir görünüm sunuyor. Ekranların görünümü, toplam dört ekran tasarımı (Zarif, sportif, özel, klasik) ve üç mod (Navigasyon, sürüş destek, servis) ile kişiselleştirilebiliyor.

Uzun yolculuklarda maksimum konfor için çok sayıda teknolojiyle desteklenen koltuklar

Koltuklar ergonomik tasarımıyla oturmaya ve dinlenmeye davet ediyor. Akıcı, üç boyutlu katman tasarımı görsel bir rahatlık sağlıyor. Farklı işçilik şekilleri farklı karakteristik özelliği beraberinde getiriyor. Lugano derideki akan uzunlamasına borular daha zarif ve avangart bir etkiye neden olurken, Napa deri ve Napa Exclusive derideki elmas kapitone kesim daha klasik ama bir o kadar çekici bir görünüm sunuyor.

Ön koltuklardaki 19 adede kadar motor, yolcunun rahat etmesini sağlıyor ve aynı zamanda koltuklardaki teknolojinin gelişmişlik seviyesini de gözler önüne seriyor. Ancak konfor tek başına yeterli olmuyor. Koltuklar, güvenlik noktasında da önemli bir sorumluluk üstleniyor. Ayrıca konu lüks ve rahatlık olduğunda S-Serisi’ndeki her bir koltuktaki AGR onayı önemli bir sorumluluk üstleniyor.

Yeni S-Serisi’nde on farklı masaj programı bulunuyor. Titreşim motorlarını kullanan sistem, ısı ile sıcak taş prensibini kullanarak rahatlatıcı masajın etkisini artırabiliyor. Bu noktada koltuk ısıtması ile aktif ergonomik koltukların şişirilebilir hava odacıkları birleştiriliyor. Yüzeye, yani yolcuya daha yakın konumlandırılan hava odacıklarıyla masaj etkisi daha da arttırılıyor.

Beş farklı arka koltuk seçeneği, S-Serisi’nin arka kısmını daha çok bir çalışma alanı veya bir dinlenme yeri olarak kişiselleştirme olanağı sunuyor. İki adet elektrik kontrollü arka koltuk için sunulan ısıtmalı arka koltuk başlıkları yeni bir özellik olarak öne çıkıyor. Şoförlü versiyonundaki ön yolcu koltuğunun ayar şekli ile açısı ve arkasındaki yatar koltukla birlikte daha da iyileştirildi.

yeni-mercedes-benz-s-serisi-(5).jpgRahat ettiren ve zinde tutan ENERGIZING konfor özellikleri

ENERGIZING Konfor’un bütünsel “Zinde ve Sağlıklı” yaklaşımı, farklı konfor sistemlerini bir düğme hareketi veya sesli komut ile etkinleştiriyor ve benzersiz bir deneyim yaşatmak üzere bunları programlarla bir araya getiriyor. Sistem eşzamanlı olarak; örneğin monoton sürüşlerde canlandırma veya stres seviyeleri yüksek olduğunda rahatlama gibi iç mekanda uygun bir atmosfer yaratıyor. ENERGIZING COACH, araç ve yolculuk bilgilerine bağlı olarak uygun bir canlandırma veya sağlık programı bile öneriyor. Sürücünün uygun bir akıllı saat taşıması halinde uyku kalitesi ve stres seviyesi bilgiler de algoritmaya dahil ediliyor.

Mercedes-Benz, yeni S-Serisi’nde ENERGIZING konfor yönetimini daha da geliştirdi. Koltuk minderindeki titreşim motorlarına dayalı masaj ve Burmester® 4D surround ses sisteminin yapısından kaynaklanan ses iletimi gibi yenilikler sisteme entegre edildi. Bu şekilde derin frekanslar çok daha deneyimlenebiliyor. Sesin koltukların gövdesinde yeniden üretimi, üç boyutlu dinleme deneyimine başka bir seviye daha ekliyor ve 4D ses etkisini oluşturuyor. Bu arada sesin algılanabilir yoğunluğu, her koltuk için ayrı ayrı ayarlanabiliyor. Her bir koltuğun sırtlığına entegre edilen iki adet yapısal ses dönüştürücü sayesinde müzik daha yoğun hissediliyor.

Otonom sürüş ve sürüş destek sistemleri ile sürücü için daha da fazla destek

“Home Office” çok yakında “Mobil Office” olacak. Buna direksiyon başındaki sürücüler de dahil. En azından “Yıldızlı bir araç” kullananlar için. Mercedes-Benz, ileri seviyede otonom sürüş özelliklerine sahip bir S-Serisi’ni güvenli bir şekilde uygulamaya koyarak Seviye 3 için zorlu yasal gereklilikleri karşılamayı hedefliyor. 2021 yılının ikinci yarısından itibaren, yeni DRIVE PILOT ile donatılan S-Serisi’nin, Almanya’daki otobanların uygun bölümlerinde yoğun trafik veya yoğun dur-kalk koşullarında ileri seviyede otonom sürüş yapması bekleniyor. Sürücünün hayatını kolaylaştıran bu çözüm, sürücüye internette gezinmek veya araç içi ofiste e-postaları gözden geçirmek gibi diğer faaliyetlere vakit ayırma olanağı sunuyor.

Mercedes-Benz, yeni S-Serisi ile kazasız sürüş vizyonuna büyük bir adım daha yaklaşıyor. Sürücü, çok sayıda yeni veya kapsamı genişletilmiş Sürüş Yardım Sistemi tarafından destekleniyor. Günlük sürüş stresinden önemli oranda kurtulan sürücü böylece rahat ve güvenli bir sürüş gerçekleştirebiliyor. Sistemler olası bir tehlike anında yaklaşan bir çarpışmaya uygun şekilde tepki vermesine yardımcı oluyor. Sistemlerin işlevselliği, sürücü ekranındaki yeni bir ekran konseptiyle deneyimlenebiliyor. Daha güçlü çevre sensörleri sayesinde park sistemleri manevra esnasında sürücüyü daha iyi destekleyebiliyor. MBUX entegrasyonu sayesinde kullanım daha sezgisel ve daha hızlı hale geliyor. Opsiyonel arka aks yönlendirme sistemi park yardım sistemlerine entegre edilirken manevra hesaplamaları buna göre yapılıyor. Acil fren fonksiyonları özellikle trafikteki diğer paydaşları korumak için devreye giriyor.

Sürücü Araç dışından park etme yardımcısı ile aracı akıllı telefon üzerinden park edebiliyor veya park yerinden çıkartabiliyor. Sistemin kullanımı önemli oranda basitleştirildi. Yeni S-Serisi, gerekli özel ekipman ve ilgili bağlantılı hizmet (Ülkeye bağlı olarak) ile birlikte, ulusal yasaların bu tür bir uygulamaya izin vermesi koşuluyla, altyapıya sahip otoparklarda tamamen otonom ve sürücüsüz olarak giriş ve çıkış yapma teknolojisine sahip.

Arka aks yönlendirme sistemi ile daha kullanışlı ve dinamik yürüyen aksam sistemleri

Yenilikçi yürüyen aksam sistemleri, yeni S-Serisi’nde etkileyici bir sürüş deneyimi sağlıyor. 10 dereceye kadar dönüş açısına sahip arka aks yönlendirme (İsteğe bağlı donanım) sistemi şehirdeki manevra kabiliyetini kompakt bir otomobil seviyesine çıkartıyor. Örneğin, uzun dingil mesafesine sahip dört tekerlekten çekişli S-Serisi’nin dönüş çapı, arka aks yönlendirmesiyle 1,9 metre azalarak 10,9 metreye düşüyor.

İsteğe bağlı olarak sunulan E-ACTIVE BODY CONTROL süspansiyon sistemi, sürüş konforu ile atak sürüş özelliklerini muhteşem bir şekilde harmanlarken aynı zamanda olası bir yandan çarpışma anında ek koruma sunuyor. Sürekli ayarlanabilir amortisörler, ADS + ile AIRMATIC havalı süspansiyon standart olarak sunuluyor. Tüm yürüyen aksam ve kontrol sistemleri arasındaki ağ iletişimi ileri seviyede stabil ve güvenli bir sürüş sağlıyor. Mercedes-Benz, olası bir kaza öncesindeki önlemleri PRE-SAFE® Impulse yan güvenlik sisteminin yeni bir özelliği ile daha da geliştiriyor: Yaklaşan bir yandan çarpma olasılığında, E-ACTIVE BODY CONTROL süspansiyon sistemi aracın gövdesini saniyenin onda biri gibi kısa bir süre içinde 80 milimetreye kadar kaldırıyor. Böylece çarpışma anında oluşan kuvvet, kapı yerine marşpiye gibi daha sağlam ve dayanıklı bir bölgeye yönlendiriliyor ve kapılarla sürücü kabininin deformasyon olasılığı azaltılıyor. Sistem, olası bir yandan çarpışmayı önlemek için radar sensörlerini kullanıyor.

Alışagelmiş muhteşem gövde orantılarına sahip etkileyici dış tasarım

Kısa ön aks uzantısı, uzun dingil mesafesi ve dengeli bir arka aks uzantısı ile S-Serisi, ideal oranlara sahip klasik bir sedan olarak tasarlandı. Arttırılmış iz genişliği ve modern tasarımlı jantlara sahip geniş tabanlı lastikler, otomobilin daha da kaslı görünmesini sağlıyor. Yan gövde üzerindeki karakteristik çizgilerin sayısı önemli oranda azaltıldı. Özenle şekillendirilen yan gövde yüzeyleri özel ışık oyunlarını beraberinde getiriyor. Önden bakıldığında statü sembolü, heybetli ve gösterişli radyatör ızgarası dikkat çekiyor.

Farlar aracın ön görünümünü tamamlıyor. S-Serisi’ne özgü üç noktalı gündüz farlarına sahip farlar, daha düz ve genel olarak daha ince bir tasarımla dikkat çekiyor. Kapının tasarımıyla bütünleşen gizli kapı kolları (İsteğe bağlı donanım) baştan aşağı yeniden tasarlandı. Kapı kolu, kullanıcının yaklaşması veya kapı kolu yüzeyine dokunmasıyla otomatik olarak açılıyor. KEYLESS-GO ile anahtarsız giriş özelliği devreye giriyor.

Otomobilin görsel dinamizmi arka kısımda da devam ediyor. Arkadaki stop lambaları birçok ayrıntıya sahip iç yapıları ve çeşitli, kısmen hareketli özellikleriyle otomobilin genel kalite algısına katkıda bulunuyor. Tüm bu tasarım detaylarıyla yeni S-Serisi hem gece hem de gündüz özgün bir görünüm sergiliyor.

Gerek dış, gerekse de iç tasarımda yenilikçi dijital teknolojiye sahip aydınlatma

Mercedes-Benz, tamamen yeni destek özelliklerini mümkün kılan DIGITAL LIGHT teknolojisini ilk kez seri üretimde kullanılıyor:

  • Karayolu üzerinde bir ekskavatör sembolünün tespit edilmesiyle yol çalışması uyarıları,
  • Yolun kenarındaki yayaların tespit edilerek uyarılması,
  • Şeride bir uyarı sembolü yansıtarak trafik ışıklarının, dur işaretinin veya girilmez tabelasının gösterilmesi,
  • Yol üzerine kılavuz işaretler yansıtarak daraltılan yolların (yol çalışması) bildirilmesi.

DIGITAL LIGHT: Her far 1,3 milyon mikro ayna yardımıyla ışığı kıran ve yönlendirilen son derece parlak üç LED’li bir ışık modülünden oluşuyor. Yani her araçta 2,6 milyon pikselin üzerinde çözünürlük bulunuyor. Bu, son derece hassas bir ışık dağılımı sağlıyor. Böylece uzun far asistanı, karşıdan gelen trafik veya trafik işaretlerinde 84 piksel ışık ile kıyaslandığında 100 kat daha doğru çalışıyor. Aydınlık-karanlık çizgisi veya ışık dağılımı gibi diğer tüm uyarlanabilir ışık işlevleri çok daha büyük bir hassasiyetle yerine getirilirken, böylece örneğin, sis farı, otoyol aydınlatması veya şehir içi aydınlatması optimize edilebiliyor.

Yeni S-Serisi, LED teknolojisi sayesinde iç mekanı aydınlatmasında da önemli bir gelişme kaydediyor. Mercedes-Benz, ilk kez etkileşimli aydınlatma uyguluyor. Aktif ambiyans aydınlatması (İsteğe bağlı donanım), sürüş yardım sistemlerine entegre ediliyor ve uyarıları görsel olarak destekleyebiliyor. Bunun dışında klima sistemi veya “Hey Mercedes” sesli komut sistemi gibi konfor sistemlerinde de aktif ambiyans aydınlatması uygun bir geri bildirim sağlıyor.

Aerodinamik : Gelişmiş rüzgar sürtünme simülasyonları

0,22 Cd rüzgar sürtünme katsayısı ile S-Serisi, özellikle lüks sedan segmenti olmak üzere dünyanın en yüksek aerodinamik verimliliğine sahip otomobillerinden biri olarak öne çıkıyor. Her ne kadar yeni S-Serisi’nde ön alan (A) biraz artarak 2,5 m² seviyesine ulaşmış olsa da rüzgar sürtünme kat sayısı önceki nesile kıyasla daha da düşürüldü. Cd ve A’nın ürünü 0,56 m² olup önceki neslin makyaj sonrası değerine kıyasla 200 cm² daha düşük. Gövde üzerinde, gövde altında ve ek parçalardaki aerodinamik önlemler sayesinde hem rüzgar tünelinde hem de gerçek sürüş koşullarında aerodinamik performans iyileşiyor. Henüz tasarımın ilk aşamasından itibaren yüksek performanslı bilgisayarla kapsamlı rüzgar sürtünme simülasyonları gerçekleştirildi.

Yeni S-Serisi’nde aeroakustik de geliştirildi. Önceki nesil bile iç mekanda son derece gelişmiş bir gürültü konforu sunuyordu. Yeni nesil S-Serisi daha da sessiz bir yapı sunuyor. Gövdenin yüksek rijitlik seviyesi muhteşem gürültü ve titreşim konforunun temelini oluşturuyor. Bunu birçok detay çözüm tamamlıyor. Örneğin, ön alan bölgesindeki kablo kanallarındaki açıklıklar iki kez kaplanıyor. Motor sesinin iç mekana belli belirsiz bir oranda ulaşması için ön ısı duvarındaki yalıtım malzemesi A-Sütunlarına ve araç zeminine kadar uzatıldı. Mercedes-Benz ayrıca ilk kez seri üretimde seçili gövde profillerinde akustik köpükler kullanıyor.

Daha fazla elektrik desteği ve daha fazla verimlilik

Yeni S-Serisi ilk etapta farklı güç seviyelerine sahip sıralı altı silindirli benzinli ve dizel motorlarla yollara çıkıyor. Entegre Marş Jeneratörü’ne (ISG) ve 48 Volt beslemeye sahip bir V8 motor kısa bir süre sonra ürün gamına dahil edilecek. 2021 yılında ise yaklaşık 100 km tamamen elektrikli sürüş menziline sahip bir şarj edilebilir hibrit versiyon ürün gamını tamamlayacak.

s-serisi-tablo2.png

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Yeni Chery TIGGO7 Comfort, Fiyat-Performans SUV Segmentini Yeniden Tanımlıyor

Çin’in otomotiv ihracat lideri Chery, yeni TIGGO7 Comfort’u Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sundu. Türk aileleri için daha erişilebilir bir seçenek olarak geliştirilen yeni TIGGO7 Comfort, aile SUV segmentinde güvenlik, teknoloji ve konforu güçlü bir fiyat-performans dengesiyle buluşturuyor. Akıllı sürüş destek sistemleriyle donatılan TIGGO7 Comfort, güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getirerek günlük kullanımın tüm ihtiyaçlarına cevap veren bir sürüş deneyimi sunuyor.

 

Chery, ürün gamını yeni donanım seçenekleriyle genişletmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda TIGGO7 ailesi, yeni bir donanım seviyesiyle daha ulaşılabilir hale geliyor. Resmi olarak satışa sunulan yeni TIGGO7 Comfort versiyonu ile Chery, Türk kullanıcılara yüksek değer sunan aile SUV’ları arasında daha fazla seçenek sunuyor. Modern kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen model; güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getiriyor. Bu kapsamda Chery TIGGO7 Comfort, Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sunuluyor.

 

Tüm aileler için güvenli yolculuk

 

TIGGO7 Comfort, gelişmiş güvenlik teknolojileri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donanımlarıyla ailelerin beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş akıllı güvenlik teknolojileri, günlük kullanımı kolaylaştıran konfor donanımları ve Chery’nin kendini kanıtlamış güç aktarma sistemiyle donatılan model, Türk ailelerine günlük yaşam için tasarlanmış premium ancak aynı zamanda pratik bir SUV deneyimi sunuyor. Aile SUV segmentinde güvenlik, kullanıcıların öncelikli tercih kriterleri arasında yer almayı sürdürüyor.

 

TIGGO7 Comfort, farklı sürüş senaryolarında sürücüyü destekleyen kapsamlı bir akıllı sürüş destek sistemleri paketiyle donatıldı. Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), trafik akışına göre hızı otomatik olarak ayarlayarak özellikle uzun yolculuklarda sürüş konforunu artırıyor. Şerit Değiştirme Asistanı (LCA) ile birlikte otoyol sürüşleri daha konforlu, daha rahat ve daha güven verici hale geliyor. Bunlara ek olarak Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSD), Arka Çapraz Trafik Freni (RCTB) ve Kapı Açılma Uyarısı (DOW) gibi akıllı güvenlik teknolojileri; şerit değiştirirken, geri manevra yaparken ve yolcular araçtan inerken oluşabilecek potansiyel risklerin önceden tespit edilmesine yardımcı oluyor. Bu gelişmiş sistemler birlikte çalışarak her aile yolculuğunda kapsamlı bir güvenlik sağlıyor.

 

1.6 TGDI motor ile performans!

 

Günlük aile yaşamında konfor da güvenlik kadar önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. TIGGO7 Comfort, her yolculuğu daha keyifli hale getirmek için tasarlanmış birçok pratik özellikle donatıldı. Elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, sürücünün ideal oturma pozisyonunu kolayca bulmasını sağlarken, akustik camlar daha sessiz bir kabin ortamı oluşturuyor. PM2.5 hava filtreleme sistemi kabin içi hava kalitesini artırıyor. Geri görüş kamerası park manevralarını daha güvenli hale getirirken, 6 hoparlörlü ses sistemi yolculuklara keyif katıyor.

 

1.6 TGDI turbo benzinli motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (7DCT) ile birlikte 275 Nm maksimum tork üretiyor. Şehir içi kullanımda akıcı sürüş sunarken, uzun yolculuklarda da güçlü performans ve yüksek sürüş konforu sağlıyor.

 

Sahiplik deneyimi boyunca daha fazla değer

 

Bir otomobilin değeri yalnızca teknik özelliklerle sınırlı değildir; sahiplik sürecine de yansır. TIGGO7 Comfort, günlük kullanım odaklı konfor ve güvenlik donanımlarıyla kullanıcı deneyimini destekliyor. Bunun yanı sıra kullanıcılar, satıştan satış sonrasına kadar tüm süreçleri kapsayan CHERY Family Care hizmetleri sayesinde her aşamada güven veren bir sahiplik deneyimi yaşıyor.

 

“With Chery With Love” (WCWL) müşteri yaklaşımı doğrultusunda Chery; müşteri etkinlikleri, kullanıcı toplulukları ve dijital platformlar aracılığıyla kullanıcılarıyla uzun vadeli bağlar kurarak güvene dayalı güçlü bir kullanıcı ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Chery, dünya genelindeki aileler için daha güvenli, daha akıllı ve daha keyifli mobilite deneyimleri geliştirme vizyonunu sürdürürken, Global Marka Elçisi Robert Lewandowski’nin temsil ettiği “For Family, For Champion” yaklaşımını da ürün ve hizmetlerine yansıtmaya devam ediyor.

 

Editöre not: Bu fiyat araç bedelini ifade etmekte olup noter devir ücreti, tescil işlemleri, plaka basım ücreti ve satışın tamamlanması için ilgili mevzuat kapsamında ödenmesi gereken diğer resmi masraf ve harçları içermemektedir.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2019 SUV4CROSS markası tescilli bir markadır.