Connect with us

Otomotiv Sektörü

Otomotivde Bu Kez De Magnezyum Krizi

  Otomotivcinin küresel tedarik zincirinde mikroçip, hammadde fiyat artışları ve konteyner krizi kaynaklı yaşadığı darboğazlara yenileri eklendi. Liman sıkışıklığı, sürücü bulunurluğu ve magnezyum tedariki sorunları üretimi daha da yavaşlattı.

Otomotiv üretiminde bir kriz bitmeden diğeri başlıyor. Çip krizi derinleştiği için dünya çapında birçok fabrikada üretimde yeni duruşlar açıklanırken, küresel tedarik zincirinde yaşanan problemlere yenileri eklendi. Tedarikçi tarafında ise bu gelişmeler nedeniyle ani sipariş iptalleri artıyor. Özellikle küçük tedarikçiler ayakta kalma mücadelesi veriyor ve bu giderek zorlaşıyor. Almanya’da iflas eden tedarikçiler var. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Haydar Yenigün, düzenlediği toplantı ile otomotiv sektöründe yaşanan son gelişmeleri aktardı. Üretimi büyük sekteye uğratan mikroçip darboğazı, hammadde fiyatlarındaki artış ve konteyner krizinin devam ettiğini dile getiren Yenigün, bunlara liman sıkışıklığı, sürücü bulunurluğu ve magnezyum tedariki sorunlarının eklendiğini söyledi.

Hava kargo da çözüm olmadı

Pandemiyle birlikte limanlarda başlayan sıkışıklığın arttığını dile getiren Yenigün, birkaç hafta önce Şangay Limanı’nda yeni vakalar nedeniyle işlemlerin yavaşladığını hatırlatarak, “Maalesef tedarik sanayiinde artık klasik yöntemleri istediğimiz ölçüde kullanamıyoruz. Normal zamanda gemiyle kamyonla gelen malzemeleri, birçok nedenden dolayı uçurmaya başladık. Mikroçip ve bağlantılı parçaları yüksek maliyete katlanıp hava kargo ile getirmeye çalıştık ama bu kez de yine COVID-19’dan dolayı bu taşıma modunda da sorunlar başladı” dedi. Otomotivciler şu anda hem karadan hem denizden hem de havadan mal getirtmekte büyük zorluk yaşıyor.

Kamyon alan şoför de soruyor

Yeni gelişmelerin en canlısının sürücü bulunurluğu konusunda olduğuna dikkat çeken Yenigün, “İngiltere ile gündeme gelen bu sorun Almanya’da ve diğer birçok ülkede de var. Bu sorun pandemiden önce de vardı. Havalimanı inşaatında kamyon alan müteahhit şoför de soruyordu. Şimdi sorun değişen çalışma koşulları ve sektörden ayrılan sürücüler nedeniyle daha da arttı” dedi.

Sektörü zora sokan gelişmelerden biri de magnezyum tedarikinde başlayan sorunlar oldu. Alüminyum ve demir çelik üretiminde kullanılan magnezyum tedarikinde sıkıntılar başladı. Yüzde 87 pay ile dünyanın en büyük magnezyum sağlayıcısı Çin’deki tesislerinde emisyon kısıtlamaları ve enerji kıtlığı nedeniyle yaşanan kapanmalar oldu. Alüminyumla birlikte magnezyum da otomobillerin kaporta saclarında ve diğer bazı metal alaşımlarında çarpmaya karşı darbe etkilerini azaltma, kolay işlenme ve ağırlığı azaltmak için katkı malzemesi olarak kullanılıyor. Yenigün, “Metal fiyatları 2008’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı. Zaten başımızda birçok sıkıntı varken her geçen gün buna yenileri de ilave oluyor” dedi.

Çip krizinin ne zaman biteceğine dair yapılan açıklamaları değerlendiren Yenigün, şunları kaydetti: “Bu yılın 3. veya 4. çeyreğinde rahatlarız diyorduk ama artık net bir şekilde 2022 yılının da bu sıkıntılarla geçeceğini maalesef telaff uz etmeye başladık. Anlattığım sıkıntılı süreçler maalesef önümüzdeki dönemde de devam edecek. 2023 yılı itibarıyla da yeni tesislerin açılacağı gibi gelişmelerle normale dönmesini öngörüyoruz. Burada en çok zarar gören sektörün otomotiv sektörü. Çip krizinin yıllık üretimde 10 milyon adetlik kayıp yaratması bekleniyor. Bu rakamı yılın başında 5 milyon adet olarak öngörmüştük ama maalesef ikiye katlandı.”

2020 yılının başından bu yana ana metallerde yüzde 140’ın üzerinde fiyat artışları olduğuna dikkat çeken Yenigün, petrolün de 80 doları geçtiğini bunun da sektöre etkileri olacağını söyledi. Yenigün, hammadde fiyatlarındaki artışı araç fiyatlarına yansıtmadıklarının da altını çizdi.

“Kaybolan şirketler olacak!”

Yaşanan sıkıntılara yenilerinin eklenmesinin kaçınılmaz göründüğünü ifade eden Yenigün, bu durumun firmaları zorlayacağını söyledi. Yenigün şöyle devam etti: “Bu gelişmeler geçtiğimiz 3-4 aylık süreçte karşımıza çıktı. Artık yaşam ve iş yapış şekli, her türlü temel değişti. Dolayısıyla bunların yenileri oluşacak. Burada önemli olan konu, şirketler bunları ne kadar daha uygun bir şekilde öngörürlerse, engellerle ne kadar savaşırlarsa, o kadar başarılı olacaklar. Eminim bunları başaramayan ve ortadan kaybolacak olan şirketler de olacak. Bunu sadece otomotiv özelinde de söylemiyorum. O kadar çok problemle uğraşıyoruz ki ilave bir şeyle uğraşacak takatimiz yok. Ki zaten Paris Antlaşması ve Yeşil Mutabakat gibi önümüzde çok önemli konular var. Bu konularda o kadar çok şey yapmamız gerekiyor ki. Artık gerçekten Türkiye’nin en çok katma değer yaratan, en çok ihracat yapan, en çok sektör olarak katkı veren otomotive gerçekten artık yeni sıkıntılarla değil, uzun vadeli ve korumacı bir şekilde yaklaşmamız lazım. Nasıl ki ABD kendi pazarını koruyorsa, bizim de burada sanayicimizi desteklemeye devam etmemiz lazım.”

Çip’te yatırımcı işi kolay ama…

ABD gibi bazı ülkeler çip üretimini gündemine aldı. Haydar Yenigün, “Türkiye’de hiçbir zaman yatırımcı eksikliği olduğunu düşünmedim. Paramız da var ama know-how dediğimiz konu orayı sıkıntıya sokuyor. Ya Ar-Ge’den üretirsiniz, sıfırdan başlarsınız ya da know-how’ı elinde bulunduran şirketi ortak yaparsınız ve getirir Türkiye’de üretim yaparsınız” dedi.

İlk iflaslar en büyük pazar Almanya’dan

Avrupa’nın en büyük otomotiv üreticisi ve pazarı konumunda olan Almanya’da tedarikçi firmalar alarm veriyor. Çip krizi nedeniyle birçok ana sanayi firmasının siparişleri iptal etmesi ve bazı fabrikaların geçici olarak kapatılması küçük ve orta ölçekli şirketleri zorluyor. Volkswagen, ve Ford bazı önemli fabrikalarda üretimi geçici olarak durduruyor. Opel’in Eisenach’taki fabrikasını bu yıl hiç açmayacağını duyurması da sektörde endişeleri artırdı. Alman basınına yansıyan haberlere göre; yakın zamanda iki Alman tedarikçi Heinze ve Bolta-Werke’nin ifl as etmesinde de çip krizi etkili oldu. Bir aydan kısa bir süre önce orta ölçekli tedarikçileri temsil eden üç dernek, üye şirketlerin içinde bulunduğu zor duruma açıkça dikkat çekmişti. Son olarak ülkedeki 9 bin şirketle sektörde faaliyet gösteren sekiz birliğin çatı örgütü olan Yan Sanayi Çalışma Grubu da sektöre yönelik tehlikeye dikkat çekti. Otomobil üreticilerinin özellikle küçük işletmelere karşı daha adil davranılması isteniyor. İptal edilen siparişler nedeniyle birçok şirketin depoları pahalıya alınan hammaddelerle doldu.

Alman Kauçuk Sanayicileri Birliği Başkanı Boris Engelhardt, “Mümkün olan en kısa sürede birbirimizle anlaşmanın farklı bir yolunu bulamazsak, Noel’e kadar küçük ve orta ölçekli otomotiv tedarikçileri arasında bir ifl as dalgası göreceğiz” diyor. Tedarikçi ağının güvenliğini sağlamanın özellikle pandemide ve yarı iletken darboğazı koşullarında birinci önceliğe sahip olduğu belirtiliyor. Engelhardt, şöyle devam ediyor: “Müşteriler iyi yarı yıl sonuçları sunarken, tedarikçilerin varlıklarını tehdit eden likidite darboğazları var. Proje ve araç maliyetleri için kısmi ödemeler yaparak ve hepsinden önemlisi tedarikçilerle daha iyi iletişim kurarak destek sağlanmalı. Otomobil üreticileri, hammadde fiyatlarındaki büyük artışlara rağmen tedarikçiler bu siparişlere göre üretimlerini sürdürmelerine rağmen sipariş ettikleri parçaları kabul etmiyorlar. Bu, şirketleri parçalıyor. Bankalar da kısa vadeli kredi verme konusunda daha isteksiz” diye konuştu. Öte yandan, Almanya dışında da üretimi azaltan ya da fabrikayı geçici olarak durdurun çok fabrika var. Volkswagen yan kuruluşu Skoda, 18 Ekim’den yıl sonuna kadar Çekya’daki tesislerinde üretimi önemli ölçüde azaltmak veya hatta durdurmak zorunda kalacağını duyurdu. GM, Fransa’daki fabrikasını, Toyota ise ABD’deki montaj hatlarını kapattı.

Sipariş iptalleri Türk tedarik sanayinde üretimi %30 düşürdü

Otomotiv üretiminde yaşanan sıkıntılar Türkiye’deki tedarikçileri de giderek daha fazla zorluyor. TAYSAD Başkanı Albert Saydam yaklaşık iki hafta önce DÜNYA’ya yaptığı açıklamada tedarik sanayinde otomotiv ana üreticilerinin verdiği siparişlerde iptallerinin başladığını, durumun daha da kötüleşebileceğini söylemişti. Korkulan oldu ve sipariş iptalleri arttı. TOBB Otomotiv Tedarik Sanayi Meclis Başkanı Alper Kanca, konula ilgili son gelişmeleri DÜNYA’ya anlattı: “Tedarikçiler, pandeminin yaralarını sarabiliriz derken, daha kompleks ve daha çok sıkıntılı sorunlarla karşı karşıyalar. Hammadde en büyük sorun. Bazı hammadde fiyatları geçen yılın iki katına çıktı. Gaz ve elektrik artışları malum, ciddi arttı ve önümüzdeki dönemde daha da yükselecek. Tedarikçiler bu maliyet artışlarını ürünlerin fiyatlarına yansıtmakta zorlanıyorlar. Bu ciddi bir kar kaybı yaratıyor. Buna karşın ana sanayi müşterilerimiz ani sipariş iptalleri yapıyor. Üretimlerini durduruyorlar, kısıyorlar. Bu çok ciddi sorunlara sebebiyet veriyor . Mesela müşteriler tarafından eylül ayı için öngörülen üretim adetleri yüzde 25-30 civarında düştü. Alınan pahalı hammadde tedarikçilerin stoğunda kaldı.” Ekim ayı için de müşteri siparişlerinin azalma trendinde olduğunu ifade eden Kanca, “Çok pahalı alınan ve ürüne dönüşemeyen hammadde de tedarikçilerin nakit kaynağını yiyip bitiriyor. Güven sorunu başladı. Bugüne kadar otomotiv sektöründe 6 aylık, hatta yıllık sipariş adetleri önceden belli olurdu. Hammadde alımı, çalışan sayısı kapasite vs. hep buna göre ayarlanırdı. Tedarikçiler artık gelecek için verilen bilgilere güvenmiyor. Ne yapacakları konusunda ciddi tedirginler. Hammadde siparişi verseler ve müşteri adetleri düşürürse, bazı şirketler için ağır sonuçları olur. Çalışanlarını nasıl planlayacakları, istihdamı nasıl sağlayacakları konusunda endişeliler. Açıkçası tedarikçiler için zor kararlar ve zor zamanlar” diye konuştu.

Eylülde otomobil üretimi %34 azaldı

Eylül ayında otomotiv üretimi yüzde 24.7 gerileyerek 107 bin adette kaldı. Bu dönemde otomobil üretimi ise yüzde 34 azaldı. İlk dokuz ayda otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 8 artarak 921 bin 619 adet, otomobil üretimi yüzde 1 azalarak 571 bin 108 adet olarak gerçekleşti. Çok İyi bir yıl geçiren traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 962 bin 829 adede ulaştı. İlk dokuz ayda baz etkisi kaynaklı yaşanan artışa dikkat çeken Yenigün, sektörün parlak yılları olan 2017’nin henüz çok gerisinde olduklarını dile getirdi. Haydar Yenigün, iyi senaryoda 2021 hedefl erinin 1.5 milyon adet üretime ulaşmak olduğunu söyledi. Geçen yıl 1 milyon 298 bin adetlik üretim yapılmıştı. Yenigün, asıl hedefl erinin sektörün en parlak yılı olan 2017’nin de üzerine çıkmak olduğunu söyledi. 2017’de 2 milyonluk kapasitede 1,7 milyon araç üretilmişti.

Aysel YÜCEL – DÜNYA

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Yeni Chery TIGGO7 Comfort, Fiyat-Performans SUV Segmentini Yeniden Tanımlıyor

Çin’in otomotiv ihracat lideri Chery, yeni TIGGO7 Comfort’u Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sundu. Türk aileleri için daha erişilebilir bir seçenek olarak geliştirilen yeni TIGGO7 Comfort, aile SUV segmentinde güvenlik, teknoloji ve konforu güçlü bir fiyat-performans dengesiyle buluşturuyor. Akıllı sürüş destek sistemleriyle donatılan TIGGO7 Comfort, güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getirerek günlük kullanımın tüm ihtiyaçlarına cevap veren bir sürüş deneyimi sunuyor.

 

Chery, ürün gamını yeni donanım seçenekleriyle genişletmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda TIGGO7 ailesi, yeni bir donanım seviyesiyle daha ulaşılabilir hale geliyor. Resmi olarak satışa sunulan yeni TIGGO7 Comfort versiyonu ile Chery, Türk kullanıcılara yüksek değer sunan aile SUV’ları arasında daha fazla seçenek sunuyor. Modern kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen model; güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getiriyor. Bu kapsamda Chery TIGGO7 Comfort, Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sunuluyor.

 

Tüm aileler için güvenli yolculuk

 

TIGGO7 Comfort, gelişmiş güvenlik teknolojileri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donanımlarıyla ailelerin beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş akıllı güvenlik teknolojileri, günlük kullanımı kolaylaştıran konfor donanımları ve Chery’nin kendini kanıtlamış güç aktarma sistemiyle donatılan model, Türk ailelerine günlük yaşam için tasarlanmış premium ancak aynı zamanda pratik bir SUV deneyimi sunuyor. Aile SUV segmentinde güvenlik, kullanıcıların öncelikli tercih kriterleri arasında yer almayı sürdürüyor.

 

TIGGO7 Comfort, farklı sürüş senaryolarında sürücüyü destekleyen kapsamlı bir akıllı sürüş destek sistemleri paketiyle donatıldı. Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), trafik akışına göre hızı otomatik olarak ayarlayarak özellikle uzun yolculuklarda sürüş konforunu artırıyor. Şerit Değiştirme Asistanı (LCA) ile birlikte otoyol sürüşleri daha konforlu, daha rahat ve daha güven verici hale geliyor. Bunlara ek olarak Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSD), Arka Çapraz Trafik Freni (RCTB) ve Kapı Açılma Uyarısı (DOW) gibi akıllı güvenlik teknolojileri; şerit değiştirirken, geri manevra yaparken ve yolcular araçtan inerken oluşabilecek potansiyel risklerin önceden tespit edilmesine yardımcı oluyor. Bu gelişmiş sistemler birlikte çalışarak her aile yolculuğunda kapsamlı bir güvenlik sağlıyor.

 

1.6 TGDI motor ile performans!

 

Günlük aile yaşamında konfor da güvenlik kadar önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. TIGGO7 Comfort, her yolculuğu daha keyifli hale getirmek için tasarlanmış birçok pratik özellikle donatıldı. Elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, sürücünün ideal oturma pozisyonunu kolayca bulmasını sağlarken, akustik camlar daha sessiz bir kabin ortamı oluşturuyor. PM2.5 hava filtreleme sistemi kabin içi hava kalitesini artırıyor. Geri görüş kamerası park manevralarını daha güvenli hale getirirken, 6 hoparlörlü ses sistemi yolculuklara keyif katıyor.

 

1.6 TGDI turbo benzinli motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (7DCT) ile birlikte 275 Nm maksimum tork üretiyor. Şehir içi kullanımda akıcı sürüş sunarken, uzun yolculuklarda da güçlü performans ve yüksek sürüş konforu sağlıyor.

 

Sahiplik deneyimi boyunca daha fazla değer

 

Bir otomobilin değeri yalnızca teknik özelliklerle sınırlı değildir; sahiplik sürecine de yansır. TIGGO7 Comfort, günlük kullanım odaklı konfor ve güvenlik donanımlarıyla kullanıcı deneyimini destekliyor. Bunun yanı sıra kullanıcılar, satıştan satış sonrasına kadar tüm süreçleri kapsayan CHERY Family Care hizmetleri sayesinde her aşamada güven veren bir sahiplik deneyimi yaşıyor.

 

“With Chery With Love” (WCWL) müşteri yaklaşımı doğrultusunda Chery; müşteri etkinlikleri, kullanıcı toplulukları ve dijital platformlar aracılığıyla kullanıcılarıyla uzun vadeli bağlar kurarak güvene dayalı güçlü bir kullanıcı ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Chery, dünya genelindeki aileler için daha güvenli, daha akıllı ve daha keyifli mobilite deneyimleri geliştirme vizyonunu sürdürürken, Global Marka Elçisi Robert Lewandowski’nin temsil ettiği “For Family, For Champion” yaklaşımını da ürün ve hizmetlerine yansıtmaya devam ediyor.

 

Editöre not: Bu fiyat araç bedelini ifade etmekte olup noter devir ücreti, tescil işlemleri, plaka basım ücreti ve satışın tamamlanması için ilgili mevzuat kapsamında ödenmesi gereken diğer resmi masraf ve harçları içermemektedir.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Oto Ekspertiz Sektöründe Taşlar Yerinden Oynuyor: Yeni Döneme Hazır mısınız?

Ticaret Bakanlığı, oto ekspertiz merkezlerini daha denetlenebilir ve sürdürülebilir kılmak amacıyla mesleki yeterlilik ve sigorta zorunluluğu içeren yeni yönetmeliği yayınladı.

Türkiye’de ikinci el araç ticaretinde güven, şeffaflık ve standartlaşmayı hedefleyen “Motorlu Kara Taşıtı Ekspertiz Hizmetleri Hakkında Yönetmelik Taslağı”, Ticaret Bakanlığı tarafından yayımlanarak kamuoyu görüşüne açıldı.

Geçtiğimiz yıl Mayıs ayından bu yana sektör paydaşları, ilgili kurumlar ve dernek üyeleriyle birlikte yürütülen yoğun çalışmaların ardından hazırlanan Yönetmelik Taslağı , otomotiv ekspertiz sektöründe kapsamlı bir dönüşümün kapısını aralıyor.

Sektörün Ortak Akıl Süreci Sonuç Verdi

Yönetmelik Taslağı; ekspertiz hizmetlerinde kalite, şeffaflık ve güvenilirliğin artırılması, haksız rekabetin önlenmesi ve tüketicinin korunmasını temel hedef olarak ortaya koyuyor.

Bu süreçte Tüm Otomotiv Ekspertizcileri Derneği (TOED) ve Türkiye Araç Satış Sonrası Hizmetler Federasyonu (TOBFED) koordinasyonunda yürütülen çalışmalar, sektörün sahadaki deneyimini doğrudan mevzuat sürecine taşıdı. Teknik komiteler, saha geri bildirimleri ve çok paydaşlı toplantılarla şekillenen Yönetmelik Taslağı metin, sektörün ortak aklını yansıtıyor.

Dijital Sistem ve Standart Raporlama Dönemi

Yönetmelik Taslağı ile birlikte sektörde önemli yapısal değişiklikler öngörülüyor. Bunların başında:

  • Ekspertiz raporlarının merkezi bir Taşıt Ekspertiz Bilgi Sistemi üzerinden oluşturulması
  • Tüm raporların kayıt altına alınarak izlenebilir hale gelmesi
  • Standart raporlama dili ve içerik yapısının oluşturulması
  • QR kodlu ve doğrulanabilir ekspertiz raporları

geliyor.

Bu düzenlemelerle birlikte ikinci el araç alım-satım süreçlerinde bilgi kirliliğinin önüne geçilmesi ve tüketici güveninin kalıcı olarak artırılması hedefleniyor.

Yetki Belgesi ve Kurumsallaşma Zorunlu Hale Geliyor

Yeni düzenleme kapsamında, ekspertiz hizmeti sunan işletmeler için yetki belgesi zorunluluğu getiriliyor. Belgesiz faaliyetlerin önüne geçilmesiyle birlikte sektörün daha kurumsal, denetlenebilir ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşması amaçlanıyor.

Ayrıca; mesleki yeterlilik, sigorta zorunluluğu ve teknik standartlara uyum gibi kriterler de işletmeler için temel şartlar arasında yer alacak.

Görüş Süreci Başladı: Katılımcı Yaklaşım Devam Ediyor

Ticaret Bakanlığı, Yönetmelik Taslağı için sektör paydaşları ve ilgili kurumların görüşlerini talep etti.

Bu süreç, düzenlemenin sahaya en doğru şekilde yansıması açısından kritik önem taşıyor. TOED ve TOBFED, üyeleri başta olmak üzere tüm sektör temsilcilerini taslak metni incelemeye ve görüş bildirmeye davet ediyor.

“Bu Yönetmelik Sektörün Geleceğini Belirleyecek”

TOED Başkanı Ozan Ayözger, sürece ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Yaklaşık bir yıldır TOBFED koordinasyonunda, sektörümüzün tüm paydaşlarıyla birlikte çok yoğun bir çalışma yürüttük. Bugün gelinen noktada, sektörümüz adına son derece kritik bir eşiği geride bıraktık.
Yayımlanan taslak, sadece bir mevzuat düzenlemesi değil; aynı zamanda sektörün geleceğini şekillendirecek bir dönüşüm planıdır. Şimdi en önemli aşamalardan biri olan görüş sürecindeyiz. Tüm paydaşların katkısıyla çok daha güçlü ve uygulanabilir bir yönetmelik ortaya çıkacağına inanıyoruz.”

“Sektörde Güven ve Standartlaşma Kalıcı Hale Gelecek”

TOBFED Başkanı Serkan Bakırtaş ise sürecin önemine ilişkin şunları söyledi:

“Araç satış sonrası hizmetler sektöründe uzun süredir ihtiyaç duyulan yapısal dönüşüm bu yönetmelikle birlikte somut bir zemine kavuşuyor. TOBFED olarak, bağlı derneklerimiz ve sektör temsilcileriyle birlikte bu sürecin en başından itibaren aktif rol üstlendik. Yeni düzenlemeyle birlikte hem hizmet kalitesi yükselecek hem de tüketici güveni kalıcı şekilde güçlenecek. Bu süreci sektörümüz adına tarihi bir adım olarak değerlendiriyoruz.”

Yeni Dönem: Daha Güvenli, Daha Şeffaf Bir Pazar

Yönetmeliğin yürürlüğe girmesiyle birlikte:

  • Ekspertiz hizmetlerinde kalite standardizasyonu sağlanacak
  • Tüketici mağduriyetleri önemli ölçüde azalacak
  • Kayıt dışı ve standart dışı uygulamalar ortadan kalkacak
  • Sektörde güven temelli bir yapı güçlenecek

Böylece ikinci el araç ticaretinde ekspertiz, sistemin en kritik güven unsurlarından biri haline gelecek.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Motor Türkiye, Çocukların Hayallerini Gerçeğe Dönüştürdü

Hyundai Motor Türkiye’nin çocukların hayal gücünü desteklemek ve sürdürülebilir bir geleceğe dair farkındalık oluşturmak amacıyla hayata geçirdiği “Hyundai Resim Yarışması: Dünyayı İyileştiren Araçlar” projesinin ödül töreni gerçekleştirildi. Türkiye genelinden yoğun ilgi gören yarışma, çocukların dünyayı daha iyi bir yer haline getirme hayallerini sanatla ifade etmelerine olanak tanıdı.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen yarışma, ilk yılında Kocaeli özelinde başlatıldı ve kısa sürede ülke geneline yayıldı. 60 farklı ilden başvuru alan proje kapsamında, çocukların sürdürülebilirlik, teknoloji ve toplumsal fayda odağında geliştirdiği yaratıcı fikirler dikkat çekti. Yarışmada çocuklar, Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları doğrultusunda dünyayı iyileştirecek araç fikirlerini özgün çizimlerle ortaya koydu ve kendi kelimeleriyle hikayeye dönüştürdü. Yüzlerce başvuru arasında yer alan kazanan eserler; sürdürülebilir bir dünya, teknolojiyle iyileştirilmiş yaşamlar ve umut dolu gelecek vizyonlarıyla öne çıktı.

Hyundai Motor Türkiye, küresel sosyal sorumluluk projelerini “Hyundai Continue” çatısı altında; doğa, mobilite ve umut odak alanlarıyla sürdürüyor. Resim Yarışması projesi de bu kapsamda, çocukların hayal gücünü destekleyen ve geleceğe dair umutlarını görünür kılan önemli bir platform sunarken gelecek neslin dünyadaki sorunları fark etmesi ve harekete geçerek bu sorunlara çözümler bulması yönünde farkındalık yaratma amacı taşıyor.

Ahmet Aydemir, Ayça Çizer, İdil Türkmenoğlu, Seydi Murat Koç ve Yalvaç Ural’ın katılımıyla kurulan bağımsız jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda finale kalan eserler arasından seçilen çalışmalar, yaratıcılık, tema uygunluğu ve sanatsal ifade gücü kriterlerine göre belirlendi. Yarışma kapsamında ödüle layık görülen eserler ve sahipleri tören sırasında açıklanırken, seçilen 10 çalışma Hyundai Motor Türkiye tarafından 3 boyutlu maket araç olarak gerçeğe dönüştürüldü.

İzmir’den yarışmaya katılan Kerem Karaoğlan Hyundai Özel Ödülü’ne sahip olurken; Turna Nur Benk (Erzurum), Aylin Mercan Akpulat (Kastamonu), Efe Dükenmez (Zonguldak) birinciler arasında yer aldı.

3 ayrı kategoride değerlendirmeye giren çocuklar arasından ikincilik ödülünü kazanan Cemre Erkan (Manisa), Tuana Karakaş (Manisa), Çınar Öztaş (Kocaeli) ve üçüncülük ödülünü kazanan Eylül Asya Çetinkaya (İstanbul), Nehir Coşkun (Antalya), Ensar Düzenli (Kocaeli) oldu.

Hyundai Motor Türkiye CEO’su Alex Kim yarışmayla ilgili “Hyundai olarak, sadece otomobil üretmiyor, geliştirdiğimiz teknolojiyle geleceği şekillendirmeyi de hedefliyoruz. Geleceğe dair tüm çalışmalarımızda çocukların hayal gücünden ilham alıyoruz. Hyundai Resim Yarışması ise tam da bu nedenle bizim için çok değerli bir proje. Bize ulaşan yüzlerce resimle bize geleceğin ne kadar renkli ve yaşamaya değer olduğunu gösteren tüm çocuklara sonsuz minnetlerimizi iletiyorum.” dedi.

Hyundai Motor Türkiye, bu proje ile çocukların yalnızca sanatsal gelişimlerine katkı sağlamakla kalmayıp, aynı zamanda sürdürülebilir kalkınma bilincini yaygınlaştırmayı ve geleceğe umutla bakan nesillerin yetişmesine destek olmayı hedefliyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2019 SUV4CROSS markası tescilli bir markadır.