Connect with us

Otomotiv Sektörü

Eroldu: Çip Krizinden Sonra Otomotivde Şimdi de Enflasyon Krizi

Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) Başkanı Cengiz Eroldu, düzenlediği basın toplantısı ile otomotiv sanayiinin ilk yarı sonuçlarını açıkladı. Otomotivde bu yılın ilk yarısının göreceli olarak pozitif kapandığını ifade eden Cengiz Eroldu, küresel çapta yaşanan enflasyonist baskı nedeniyle gelecek 6 ayda negatif bir tablo yaşanabileceği yönünde endişeleri olduğunu dile getirdi. Sektör yine de mayıs ayında yukarı yönlü revize ettiği yılsonu hedeflerini koruyor.

OSD Başkanı Cengiz Eroldu, bu yılın ilk 6 ayın otomotiv açısından çok kötü geçmediğini ifade ederek, “Geçen yılın aynı dönemine göre üretimimiz yüzde 1,5 arttı, kapasite kullanımımız yüzde 65’ten yüzde 67’ye çıktı. Geçmiş yılların gerisinde olsa da bir iyileşme var. İhracatta adet olarak yüzde 1,2, tutar olarak pariteye rağmen da yüzde 5,3’lük artış var. Bütün bu pozitif verilerin yanında yalnızca Türkiye’deki otomotiv pazarı ilk yarıda yüzde 8,8 küçüldü. Gerçi bu da Avrupa pazarındaki düşüşe göre daha iyi bir rakam. Türkiye pazarı aslında Avrupa pazarlarından daha iyi sonuç gösterdi ilk 6 ayda” diye konuştu.

OSD’nin açıkladığı haziran ayı otomotiv sanayi verilerinde otomobil üretimindeki artış dikkat çekti. Çip krizi nedeniyle aylardır üst üste daralma yaşanan, mayısta ise sadece 0,3 artış kaydedilen otomobil üretimi, haziran ayında yıllık bazda yüzde 38,7 artarak 86 bin 585 adet olarak gerçekleşti. Toplam otomotiv üretimi ise haziran ayında yıllık bazda yüzde 26 artışla 135 bin 424 adet olarak gerçekleşti. Böylece, yılın ilk altı ayında otomobil üretimi, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 8 daralarak yaklaşık 383 bin adet olurken, bu dönemde toplam üretim ise yüzde 1.5 artışla 649 bin 311 adet oldu. Çip tedariki konusunda negatif ayrışmanın son bulacağını öngören otomotivciler, mayıs ayında yılsonu hedefl erini bir miktar yukarı çekmişti. OSD Başkanı Cengiz Eroldu, o dönemde yaptığı açıklamasında sektörün yüzde 11-12 olan ihracat artış tahminini yüzde 14- 24 aralığına yükseltildiğini, yüzde 8-15 aralığında öngörülen üretim artışı oranını ise yüzde 10-18’e çıkardıklarını açıklamıştı. Eroldu, piyasadaki tüm olumsuzluklara rağmen bu hedefi koruduklarına dikkat çekerek, “İlk 6 aylık tablo da geçen yıla göre iyileştirmeyi gösteriyor. İlk 6 ayda malzeme ve çipten kaynaklı üretim kayıpları fazla oldu Türk otomotiv sanayinde fakat ikinci dönemde bunun biraz daha telafi edileceğini bekliyoruz” dedi.

Ancak ihracat pazarlarında yaşanan talep daralması ve Türkiye ekonomisindeki gelişmelerin sektör açısından risk barındırdığını ifade eden Eroldu, “En büyük pazar Avrupa’da çok büyük beklentiler yok. Avrupa’da artan enflasyon ve adetlerdeki düşme Türk otomotiv sanayi açısından ihracat bacağında bir sıkıntı yaratabilir. Buna yalnızca ihracat bacağı olarak da bakmamak lazım iç pazarda da artan fiyatlar bir miktar gevşemeye yol açacak gibi duruyor. Dolayısıyla ikinci yarı biraz daha zor olacak” dedi.

Küresel satışa enflasyon revizesi Küresel otomotiv pazarında beklentilerin mayıs ayından sonra haziranda da aşağı yönlü revize edildiğini ifade eden Eroldu, “Küresel otomobil satışlarında 89 milyon adet olan 2022 tahmini şu anda 84 milyon, 106-107 milyon adet olan 2025 tahmini şu ise anda 100 milyon seviyesinde. Bu tablo gösteriyor ki, dünyada bir daha 100 milyon adetli satış seviyelere çıkmak zor olacak. Avrupa’da da keza benzer bir durum var. Avrupa’da da 2022 daha önce 13-14 milyon seviyelerinde tahmin edilirken, en son rakamlar 12 milyonu gösteriyor. Burada da önceki tahminlere göre yıllar içerisinde düşmeler söz konusu” açıklamasını yaptı. “Yeni pazarlar bulmamız gerek” Türkiye’nin en büyük ihracat pazarı olan AB’de satışlardaki düşüş sürerken, 1996’dan bu yana en kötü haziran ayı yaşandı. Talebin daha da düşmesi bekleniyor. Bu durum ihracatta pazar çeşitlendirilmesine gidilmesinin önemini yeniden gündeme taşıdı. Cengiz Eroldu, “Avrupa’da bir yandan malzeme sıkıntıları var. Enflasyon artarak devam ediyor. Ukrayna savaşının getirdiği tedirginlik var. Faiz artırımı beklentileri, talebi azaltacak konular. Bunların hepsini alt alta koyduğumuz zaman Avrupa’daki talebin daha da aşağı gitme ihtimali söz konusu. O yüzden de bizim yeni pazar çeşitlendirmelerine gitmemiz lazım. Burada tabii olumlu bir şey, hükümet de bu konuda farkındalığa sahip. Ticaret Bakanlığı da bu hafta içinde uzak ülkeler stratejisi dokümanını açıkladı. Burada doküman üzerinde, hükümetin de desteğini alarak, zaten böyle bir strateji açıklamaları da onların da bu konuda hem farkındalığının çok yüksek olduğunun bir göstergesi. Nasıl farklı pazarlara gidebiliriz? O konudaki çalışmalarımızı bizim de otomotiv sanayii olarak daha da arttırmamız lazım” dedi. “Lehte serbest ticaret anlaşmamız yok” Bu noktada Serbest Ticaret Anlaşmaları’nın (STA) Türkiye’nin lehine olacak şekilde düzenlenmesi gerektiğine vurgu yapan Eroldu, “Maalesef lehte bir serbest ticaret anlaşmamız yok. Avrupa Birliği’nin Cezayir’le, Fas’la serbest ticaret anlaşmaları var, Türkiye bunların dışında. Böyle bir şey olmaması gerekiyor. Biz Mısır’a araç satarken ek vergi öderken, Avrupa’dan vergisiz gidiyor” dedi. AB’de boşalan kapasite Türkiye için tehdit! AB pazarındaki daralmanın Türkiye açısından iki farklı boyutu olduğunu ifade eden Eroldu, “Avrupa’daki toplam talepte bir düşme olması ihracat açısından bir risk. Diğer yandan, Avrupa’da bir kapasite fazlası ortaya çıkıyor. Avrupa’da kurulu fabrikalar var, aslında bu herkes için bir tehdit de aynı zamanda. Avrupa pazarının küçülmesi Türk otomotiv sanayi açısında da bir tehdit çünkü her yerde fazla kapasiteler ortaya çıkacak. Yeni yatırım peşinde koşarken, bir yandan da elimizdekini korumamız lazım. Bu tablo onu söylüyor aslında bize” dedi. “Kimyayı petrol ilk sıraya taşıdı, liderlik geçici” İhracatta kimya sektörünün otomotivin önüne geçerek ilk sıraya yerleşmesini değerlendiren Eroldu, “İhracatımızı artırmamıza rağmen kimyevi madde ve mamulleri sektörü en çok ihracat yapan sektörü konumunda. Tabii bu grubun içinde petrol ihracatı da var. Muhtemelen yılın sonunda petrol şirketlerinin en çok ihracat yapan şirket ödüllerini aldıklarını göreceğiz Dolayısıyla bunun geçici bir durum olduğunu, otomotivin yine lider olacağını düşünüyoruz” dedi.

“Öngörülemeyen mali politikalar yatırımlara zarar veriyor”

Türkiye’de Merkez Bankası’nın ve Maliye Bakanlığının gerçekleştirdiği parasal düzenlemelerin sanayicinin ve ihracatçının işlerini bir miktar zorlaştırdığına dikkat çeken Eroldu, “Bunların içinde en önemlisi ihracat bedelinin yüzde 40’ın TL’ye dönüştürme zorunluluğu. Eximbank’ın kullandırdığı Türk Lirası cinsinden kredilerinde şu anda sıkıntılar var. Döviz varlığı olan şirketlerin TL kredi kullanılmasının sınırlandırılması gibi. Bunlar belki bir katkı yaratıyor olabilirler ama yatırım ortamına zarar getiriyor aslında bir yerde. Türkiye’ye yeni gelecek olan yatırımcılar açısından da bunlar da bizce ortamı zorlaştıran konular. Yani serbest piyasa ekonomisi koşullarından çok uzaklaşmamamız lazım. Bu da ayrıca bizim için de otomotiv sanayisi için de beraberinde bir takım zorlukları da getiriyor” dedi. Diğer yandan, Türkiye’ye yeni yatırım gelmesi için iç pazarın büyümesi gerektiğini söyleyen Eroldu “Pazarın büyütülmesi, parkının gençleştirilmesi lazım ki Türkiye’deki otomotiv sanayii yerinde yatırımla büyüsün. Pazarın olduğu yerde yatırım olduğu için pazar her zaman için teşviklerden daha önemlidir. Teşvik cesaretlendirir ancak ana karar pazardır. Bugün Türkiye’de yalnızca ihracata yönelik tesis yoktur. Oturup hep beraber bütüncül bir politika ortaya koymamız lazım. Olay yalnızca vergiyi azalma konusu da işin içine çevre ve verimlik konuları da giriyor” dedi.

“Yaşlı araç parkı gençleştirilmeli”

Cengiz Eroldu, Türkiye’de 21,5 milyon adete yaklaşan araç parkının yaş ortalamasının otomobilde 13,6, hafif ticari araçlarda 13.1, ağır ticari araçlarda 17 ve traktörlerde 24,3 olduğunu dile getirerek, “Dolayısıyla oldukça yaşlı bir parkımız var. Bugün Türkiye’de 2000’den önce Türkiye’de dolaşan araçların yaklaşık yüzde 50’si çevre kirliliğinin yüzde 80’ini, yüzde 90’ını oluşturuyor. Bu çok önemli bir data ve Türkiye’de ilk defa paylaşılıyor. Bu tabii sorunu gösteriyor. Özellikle ağır vasıtalarda durum daha kötü” diyerek araç parkının gençleştirilmesinin önemine vurgu yaptı.

“Araç yetiştiremezken, ÖTV indirimi talebi doğru gelmiyor”

Enflasyonist baskı ve kur artışı paralelinde yükselen otomobil fiyatları nedeniyle yüzde 80’lik ÖTV dilimin altındaki model sayısı 10’un altına düştü. Türkiye’de 400 bin TL’nin altında sınırlı sayıda araç kaldı. Yüzde 45, yüzde 50 ve yüzde 70’lik ÖTV baremlerinin zamlar karşısında işlevini yitirmesi hem tüketici hem de markalar tarafında ÖTV matrahlarında yeni bir düzenleme beklentisi oluşturmuştu. Ancak OSD Başkanı Cengiz Eroldu’ya göre, arzın talebin çok gerisinde kaldığı ve ülke ekonomisinin vergi gelirlerine daha fazla ihtiyaç duyduğu bu dönemde kısa vadede bir ÖTV indiriminin gündeme gelmesi mümkün görünmüyor. Konuyla ilgili Eroldu, “Şu andaki ortamda biz gidip bir yandan mal yetiştirmezken, bir yandan da ‘ÖTV’yi indirelim’ demek doğru gelmiyor bana. ÖTV konusunda en güncel bilgiye Maliye Bakanlığı sahip. Hangi vergi diliminde ne kadar araç satılıyor bizden daha iyi biliyorlar. Şu anda da Türkiye’de belli bir talep var. O talep bu kadar hızlı devam ettiği müddetçe ve bir de ülkenin mali bilançosunu düşündüğümüz zaman ÖTV indirimi çok rasyonel gelmiyor açıkçası. Ama belli bir noktadan sonra talep düşmeye başlayacak, o zaman konu değerlendirilebilir diye düşünüyorum. Bunu OSD Yönetim Kurulu’nda tartışmadık ama bu benim kişisel fikrim bu yönde” diye konuştu.

Sektör, Yılın İlk Yarısında 15,5 Milyar Dolarlık İhracat Gerçekleştirdi!

osd-logo.jpgTürkiye otomotiv sanayiine yön veren 13 büyük üyesiyle sektörün çatı kuruluşu olan Otomotiv Sanayii Derneği (OSD), Ocak-Haziran dönemine ait üretim ve ihracat adetleri ile pazar verilerini açıkladı. Buna göre, yılın ilk yarısında toplam otomotiv üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 2 artarak 649 bin 311 adet, otomobil üretimi ise yüzde 8 azalarak 382 bin 947 adet olarak gerçekleşti. Traktör üretimiyle birlikte toplam üretim ise 673 bin 991 adede ulaştı. Bu dönemde, otomotiv sanayisinin kapasite kullanım oranı yüzde 67 olarak gerçekleşti. Araç grubu bazında kapasite kullanım oranları ise hafif araçlarda (otomobil + hafif ticari araç) yüzde 67, kamyon grubunda yüzde 88, otobüs-midibüs grubunda yüzde 33, traktörde ise yüzde 66 seviyesinde gerçekleşti.

Ağır ticari araç grubunda üretim yüzde 26 oranında arttı!

Ocak-Haziran döneminde ticari araç üretimi bir önceki yılın aynı dönemine göre yüzde 19 artış gösterdi. Bu dönemde, ağır ticari araç grubunda üretim yüzde 26 artarken, hafif ticari araç grubunda üretim yüzde 18 arttı. Yılın ilk yarısında, toplam ticari araç üretimi yüzde 19 seviyesinde artarken 266 bin 364 adet olarak gerçekleşti. Pazara bakıldığında ise, Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla ticari araç pazarı yüzde 4, hafif ticari araç pazarı yüzde 6 oranında azalırken, ağır ticari araç pazarı yüzde 3 arttı. Özellikle ağır ticari araç grubunda bir önceki yıla göre artış gerçekleşmesine rağmen baz etkisi dikkate alındığında 2015 yılına göre kamyon pazarı yüzde 30, otobüs ve midibüs pazarı yüzde 53 oranında daraldı.

Pazar 10 yıllık ortalamaların yüzde 3 üzerine çıktı!

Yılın ilk yarısını kapsayan dönemde toplam pazar geçen yıla göre yüzde 9 daralarak 375 bin 683 adet düzeyinde gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil pazarı da yüzde 10 daraldı ve 278 bin 282 adet oldu. Son 10 yıllık ortalamalar dikkate alındığında, 2022 Ocak-Haziran döneminde toplam pazar yüzde 3, otomobil pazarı yüzde 4 oranında arttı. Ağır ticari araç pazarı yüzde 10 oranında artarken, hafif ticari araç pazarı ise geçen yıla paralel seviyede gerçekleşti. Bu dönemde, otomobil satışlarındaki yerli araç payı yüzde 39 olurken, hafif ticari araç pazarında yerli araç payı yüzde 59 olarak gerçekleşti.

Sektörün toplam ihracattan aldığı pay yüzde 12,1 oldu!

Yılın ilk altı ayında otomotiv ihracatı geçtiğimiz yılın aynı dönemine göre adet bazında yüzde 1,2 artarak 466 bin 995 adet olarak gerçekleşti. Otomobil ihracatı ise yüzde 9 azalarak 271 bin 54 adet oldu. Aynı dönemde, traktör ihracatı da yüzde 13 artarak 8 bin 906 adet olarak kayıtlara geçti. Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine göre, otomotiv sanayi ihracatı Ocak-Haziran döneminde toplam ihracattan aldığı yüzde 12,1 pay ile sektörel ihracat sıralamasında ikinci sırada yer aldı.

6 ayda 15,5 milyar dolarlık ihracat yapıldı!

Ocak-Haziran döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre toplam otomotiv ihracatı dolar bazında yüzde 5, Euro bazında ise yüzde 16 arttı. Bu dönemde, toplam otomotiv ihracatı 15,5 milyar dolar olarak gerçekleşirken, otomobil ihracatı yüzde 7 azalarak 4,5 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Euro bazında otomobil ihracatı ise yüzde 3 artarak 4,1 milyar Euro oldu. Yılın ilk altı ayında dolar bazında ana sanayi ihracatı yüzde 4 oranında artarken, tedarik sanayi ihracatı yüzde 7 oranında arttı.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

TUROTO, General Motors’un İkonik Markalarını Türkiye’de Müşterilerle Buluşturuyor

TUROTO, General Motors Europe ile gerçekleştirdiği stratejik iş

birliği kapsamında Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarını resmi

distribütör olarak Türkiye pazarına sunarak otomotiv sektöründe

yeni bir dönemi başlatıyor.

 

Türkiye otomotiv sektöründe yarım asrı aşkın deneyime sahip TUROTO, General Motors

Europe ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirdiği resmi General

Motors Specialty Vehicles (GMSV) distribütörlük faaliyetini İstanbul’da düzenlenen özel bir

lansman etkinliğiyle tanıttı.

 

İstanbul Altunizade’de bulunan The Cube’da gerçekleştirilen etkinliğe, TUROTO CEO’su

Turan Mutlu, TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral, General Motors Europe Dağıtım

Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ve çok sayıda basın mensubu katıldı.

Araç satışı, satış sonrası hizmetler ve uluslararası marka temsilinde 50 yılı aşkın deneyime

sahip TUROTO, General Motors’un ikonik ürün gamını Türkiye’ye getiriyor. Bu kapsamda

Cadillac Escalade, Chevrolet Silverado, Suburban ve Tahoe ile GMC Yukon ve Sierra

modelleri Türkiye pazarında resmi distribütör güvencesiyle sunulacak.

 

Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarının Türkiye’deki resmi distribütörü olan TurOto; yetkili

satış ve servis ağı, alanında uzman ekipleri, güçlü teknik altyapısı, orijinal yedek parça

desteği ve müşteri deneyimine yönelik uzun vadeli yaklaşımıyla faaliyet gösterecek.

 

“Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getirdik”

Lansmanda konuşan TUROTO CEO’su Turan Mutlu, General Motors Europe ile kurulan iş

birliğinin şirketin Türk otomotiv sektöründeki köklü mirasını daha da ileriye taşıyacağını

belirtti.

 

Mutlu, “General Motors Europe ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde

Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getiriyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz.

Cadillac, Chevrolet ve GMC; Türkiye’deki otomobil tutkunlarının yıllardır hayranlık duyduğu,

her biri kendine özgü karaktere sahip markalar. Bizim için bu iş birliği yalnızca güçlü

markaları temsil etmekten ibaret değil. Aynı zamanda Amerikan otomobil kültürünü hak

ettiği güçlü konuma taşımayı ve müşterilerimizle güvene dayalı, uzun soluklu ilişkiler

kurmayı hedefliyoruz.” dedi.

 

“Türkiye, General Motors Europe için önemli bir pazar”

General Motors Europe Genel Müdürü Jean-Pierre Diernaz ise şu değerlendirmede bulundu:

“Türkiye, güçlü otomotiv kültürü ve premium araçlarla deneyim odaklı müşteri kitlesi

sayesinde General Motors Europe için stratejik öneme sahip bir pazar. Cadillac, Chevrolet

ve GMC markalarını kalite, hizmet ve müşteri memnuniyetine verdiğimiz önemi yansıtacak

şekilde Türkiye’deki müşterilerle buluşturmak üzere köklü ve güvenilir bir iş ortağıyla

çalışmaktan mutluluk duyuyoruz.”“Heyecan verici performans, arazi kabiliyeti ve ileri teknoloji artık Türkiye’de”

TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral da General Motors ürün gamının performans,

arazi kabiliyeti, ileri teknoloji ve özgün tasarıma önem veren müşterilere hitap edeceğini

belirtti.

 

Baral, şunları söyledi:

“Bizim dünyamızda otomobil yalnızca bir ulaşım aracı değildir; kimliğin, tutkunun ve yaşam

tarzının bir yansımasıdır. İnsanların kendilerini nasıl gördüğünü ve yolu nasıl deneyimlemek

istediğini ifade eder. Türkiye’de bu anlayışı paylaşan ve direksiyon başında gerçekten farklı

bir karakter arayan müşterilerle buluşmak için önemli bir fırsat görüyoruz.”

 

“Türk tüketicisi kaliteye ve marka değerine büyük önem veriyor”

General Motors Europe Dağıtım Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ise GM’in ikonik

modellerini Türkiye pazarına sunmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi:

“Türkiye, otomotiv dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden, yeni teknolojileri hızla

benimseyen ve farklılaşmaya önem veren benzersiz bir müşteri kitlesine sahip. Araçlarımız;

cesur tasarımları, premium duruşları, ileri teknolojileri ve gerçek kullanım kabiliyetleriyle

Türkiye’deki müşterilerin beklentilerine güçlü şekilde karşılık veriyor.”

 

Dört şehirde yetkili satış ve servis ağı kuruldu

İlk faz kapsamında TUROTO, premium araçlara olan talebin yüksek olduğu şehirlerde güçlü

bir satış ve satış sonrası hizmet ağı oluşturdu.

Bu yapı kapsamında, İstanbul’da satış ve satış sonrası hizmetler Sofa Mobility tarafından

sunulacak. Ankara’da satış ve satış sonrası hizmetler ADL Otomotiv, araç satış faaliyetleri

ise Onay Otomotiv tarafından yürütülecek. İzmir ve Konya’da satış ve satış sonrası

hizmetler AKF Auto tarafından verilecek.

Şirket, pazarın gelişimine ve müşteri talebine paralel olarak hizmet ağını yeni şehirlere

genişletmeyi planlıyor.

 

Türkiye’de sunulan ikonik General Motors model ailesi

TUROTO tarafından Türkiye’de satışa sunulan Cadillac, Chevrolet ve GMC modelleri;

Amerikan lüksünü, güçlü mühendisliği, geniş yaşam alanlarını, dayanıklılığı ve performansı

temsil ediyor.

Resmi distribütör güvencesiyle sunulan bu özel ürün gamı; tasarım, teknoloji, konfor,

kullanım kabiliyeti ve karakteriyle premium otomobil pazarında kendine özgü bir konum

oluşturmayı hedefliyor.

 

Cadillac: Escalade Sport Platinum, Escalade Luxury Platinum, Escalade V-Series

Amerikan lüksünün en güçlü simgelerinden biri olan Cadillac Escalade ailesi; iddialı

tasarımı, geniş iç hacmi, ileri teknolojileri ve üstün konforuyla öne çıkıyor.

6.2 litrelik V8 motorla donatılan Escalade modelleri; premium deri işçiliği, ısıtmalı-

soğutmalı-masaj fonksiyonlu ön koltuklar, tam genişlikte dijital ekran teknolojisi ve üst

düzey ses sistemi gibi özellikler sunuyor.

Geniş yaşam alanı ve yüksek bagaj kapasitesi sayesinde aileler, uzun yol kullanıcıları ve

premium SUV müşterileri için güçlü bir seçenek oluşturuyor.

Serinin zirvesindeki Escalade V-Series, süperşarjlı V8 motoru, performans odaklı

süspansiyon sistemi ve geliştirilmiş fren teknolojisiyle lüks SUV segmentinde olağanüstü

performans sunuyor.

Executive Second-Row Seating: Özel jet konforu

Opsiyonel olarak sunulan Executive Second-Row Seating paketi arka yaşam alanını adeta

özel jet veya VIP limuzin konforuna dönüştürüyor.

Bu paket kapsamında, bağımsız arka yolcu kontrol sistemi, 14 yönlü ayarlanabilir koltuklar,

ısıtma, havalandırma, bel destek ve masaj fonksiyonları, geliştirilmiş premium ses sistemi

ve katlanabilir çok amaçlı masalar yer alıyor.

Haziran ayı için geçerli olmak üzere Cadillac Escalade Sport Platinium 37.500.000, Cadillac

Escalade ESV Sport Platinium 40.000.000 ve Cadillac Escalade V Series de 47.500.000

TL’den alıcılarını bekliyor.

 

Chevrolet: Suburban High Country, Tahoe High Country, Tahoe RST, Silverado

High Country, Silverado Heavy Duty

Chevrolet ürün gamı; güçlü karakteri, geniş iç hacmi ve fonksiyonelliğiyle Amerikan SUV

ve pick-up kültürünü Türkiye’ye taşıyor.

Suburban ve Tahoe modelleri; geniş yaşam alanları, zengin donanımları, konfor odaklı

sürüş karakteri ve güçlü motor seçenekleriyle özellikle aileler ve premium SUV

kullanıcılarına hitap ediyor.

High Country donanımlarında, premium deri koltuklar, panoramik cam tavan, gelişmiş

multimedya sistemleri, renkli Head-Up Display ve adaptif süspansiyon teknolojisi

bulunuyor.

Tahoe RST ise sportif tasarım detayları, siyah dış tasarım unsurları ve özel iç mekân

dokunuşlarıyla daha dinamik bir karakter sunuyor.

Silverado High Country ve Silverado Heavy Duty ise sağlam şasi yapıları, yüksek çekme

kapasiteleri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle hem günlük kullanım hem de zorlu iş

koşulları için geliştirildi.

Haziran ayı için geçerli olmak üzere Chevrolet Tahoe RST 19.900.000, Chevrolet Tahoe High

Country 23.000.000, Chevrolet Suburban High Country ise 25.500.000 TL anahtar teslim

fiyatları ile satışa sunuldu.

 

GMC: Yukon Denali ve Sierra Denali

Denali serisi; güçlü duruşu, özgün ön tasarımı, kaliteli iç mekânı ve ileri sürüş

teknolojileriyle GMC’nin lüks anlayışını temsil ediyor.

Yukon Denali geniş iç hacmi, konfor odaklı sürüşü, çevre görüş sistemleri ve zengin

donanımıyla tam boy lüks SUV segmentinde güçlü bir alternatif sunuyor.

Sierra Denali ise gelişmiş yükleme çözümleri, çok fonksiyonlu bagaj kapağı ve güçlü motor

seçenekleriyle lüks, dayanıklılık ve fonksiyonelliği aynı potada buluşturuyor.

 

Sierra Denali: Güç ve konforun mükemmel dengesi

İkonik GMC Sierra Denali; üstün taşıma kapasitesi ile ödün vermeyen konforu bir arada

isteyen kullanıcılar için geliştirildi. Premium pick-up segmentinde lüks ile fonksiyonelliği

yeniden tanımlayan Sierra Denali, her iki dünyanın da en iyisini isteyen sürücüler için

benzersiz bir deneyim sunuyor.

GMC Yukon Denali 28.000.000 ve Sierra Denali ise 11.500.000 TL’den satışa sunuluyor.TUROTO tarafından satılan tüm yeni araçlar yürürlükteki mevzuata ve tip onay

gerekliliklerine uygun olup, garanti kitapçığında belirtilen şartlar doğrultusunda 2 yıl /

100.000 km araç garantisi ile sunuluyor. Yetkili servislerde takılan orijinal yedek parçal

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Opel 10 Yıl Aranın Ardından Paris Otomobil Fuarı’na Geri Dönüyor!  

Üstün sürüş keyfini Alman kalitesi ve mühendisliğiyle bir araya getiren Opel, on yıllık bir aranın ardından otomotiv dünyasının en köklü etkinliklerinden biri olan Paris Otomobil Fuarı’na geri dönüyor. Marka, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında Paris’te düzenlenecek fuarda, başta yeni Opel Astra olmak üzere en güncel ürün gamını ve yenilikçi çözümlerini otomobil tutkunlarıyla buluşturacak.

Alman otomotiv üreticisi Opel, geçtiğimiz eylül ayında Münih’te gerçekleştirilen IAA Mobility’de sergilediği etkileyici dünya prömiyerlerinin ardından, bu kez 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek olan Paris Otomobil Fuarı’nda sahne alarak ürün atağını sürdürüyor. Genişleyen model ailesi ve elektrikli mobilite vizyonu doğrultusunda marka, Fransa’nın başkentinde güçlü bir geri dönüşe hazırlanıyor.

Yeni Astra ve GSE ürün gamı fuarın odak noktası olacak

Opel’in Paris Otomobil Fuarı’ndaki odak noktasını, kısa süre önce Brüksel’de dünya prömiyeri gerçekleştirilen yeni Opel Astra oluşturuyor. Rüsselsheim’da tasarlanıp geliştirilen model, markanın güncel tasarım dili ve ileri teknolojileriyle dikkat çekiyor. Bununla birlikte Opel’in tamamen elektrikli yüksek performans vizyonunu temsil eden yeni Mokka GSE ve markanın geçtiğimiz günlerde duyurduğu yeni Corsa GSE de fuarda sergilenecek modeller arasında yer alıyor. Marka ayrıca fuar kapsamında, elektrikli mobiliteye yönelik yaklaşımını ortaya koyan farklı yeniliklerini ve geleceğe ışık tutan tasarım çalışmalarını da ziyaretçilerle buluşturacak. Opel standı, hem mevcut ürün gamını hem de markanın geleceğe yönelik stratejisini yansıtan önemli bir deneyim alanı sunacak.

Opel, ekim ayında Paris Otomobil Fuarı’na güçlü bir geri dönüş yapmaya hazırlanıyor. Marka, en yeni modellerini benzersiz bir atmosferde sergileyerek ziyaretçilere etkileyici bir deneyim sunarken, Paris’teki varlığıyla dikkat çekici ve kapsamlı bir katılıma imza atacak.

Otomotiv sektörünün en önemli uluslararası organizasyonları arasında yer alan Paris Otomobil Fuarı, geleceğin mobilite trendlerini ve bu alandaki en yeni teknolojileri bir araya getiren önemli bir platform olmayı sürdürüyor. 91’inci kez düzenlenecek fuar, 12–18 Ekim 2026 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Bir önceki etkinlik ise 2024 yılında gerçekleştirilmiş ve yarım milyondan fazla ziyaretçiyi ağırlamıştı.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

JAECOO 7’de Eylül Ayına Özel 1 Milyon TL’ye Varan Finansman Fırsatı!

JAECOO, eylül ayında Türk tüketicilere premium off-road SUV modeli JAECOO 7’de dikkat çekici finansman teklifleri sunuyor. Bu kapsamda JAECOO, 1 milyon TL’ye varan cazip kredi seçenekleri ve avantajlı fiyatlar ile yeni bir otomobil satın almak isteyen kullanıcılara avantajlar sağlıyor.

İlk premium off-road SUV modeli JAECOO 7 ile Türkiye’de 1 yıl gibi kısa sürede önemli bir satış başarısı elde eden JAECOO, eylül ayında sunduğu avantajlı finansman olanakları ile bir kez daha dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda üstün teknolojisi ve benzersiz arazi sürüş fonksiyonları ile Türkiye arazi SUV pazarına yeni bir soluk getiren JAECOO 7’nin  Evolve (4×4) versiyonu, ticari müşterilere özel 400.000 TL 6 ay yüzde 0 faizli kredi veya 1 milyon TL’ye 12 ay vadeli ve yüzde 2,81 faizli kredi avantajlarıyla 2.725.000 TL’den başlayan fiyatlardan yararlanabiliyor. JAECOO 7’nin Revive 4×2 versiyonu ise eylül ayına özel 2.550.000 TL’den başlayan fiyatlarla yeni kullanıcılarını bekliyor.

Maceraya hazır premium SUV JAECOO 7!

Premium, şehirli off-road SUV modeli JAECOO 7, iddialı tasarımı ve üstün off-road performansıyla Türk kullanıcısının dikkatini çekmeyi başardı. JAECOO 7, “Klasikten Gelen, Klasiğin Ötesine” sloganıyla modern şehir tarzını off-road estetiği ile birleştiren iddialı çizgilerle, klasik tasarım öğelerini miras alıyor. Modern tasarımlı ön ızgarası ve matris LED farları ile güçlü bir görünüm ortaya koyarken, 19 inçlik jantları zarafeti güçlü görünümle birleştiriyor.

Buna ek olarak JAECOO 7, off-road sürüşlerinde devrim yaratan ARDIS- Tüm Zeminlerde Akıllı Sürüş Sistemi ile donatılıyor. Kum, kar ve off-road da dahil olmak üzere yedi sürüş modu sunan bu sistem, farklı sürüş gereksinimlerine mükemmel bir çözüm sunuyor. Üst düzey kalite ve mükemmel sürüş deneyimiyle öne çıkan JAECOO 7’nin akıllı kokpiti ise üstün tepki hızı, akıcı performansı ve gelişmiş kullanım özellikleri için sektördeki en gelişmiş Snapdragon 8155 çiple donatıldı. Modelin 14,8 inçlik bilgi-eğlence ekranı, gelişmiş ve sürükleyici bir teknolojik deneyim sağlıyor. Yeni sektör lideri sanal gösterge paneli ve 540° gelişmiş görüş sistemi ile sürücülerin çevreleriyle ilgili bilgilere zahmetsizce erişmelerini sağlayarak sürüş güvenliğini artırırken,  kullanıcılara sorunsuz bir off-road yolculuğu sağlıyor. Ayrıca benzersiz 8 hoparlörlü SONY surround ses sistemi ile 64 renkli ortam aydınlatması bir araya gelerek sürükleyici bir sürüş deneyimi yaratıyor.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2019 SUV4CROSS markası tescilli bir markadır.