Otomotiv Sektörü
Yeni Mercedes-Benz E-Serisi: Dünyalar Arası Köprü
- 2023 yazında Avrupa yollarına çıkacak.
- Ürün gamının yarısı dördüncü nesil şarj edilebilir hibrit olacak.
- Türkiye’de ilk olarak E 220 d 4MATIC ve Türkiye için özel olarak üretilen E 180 motor seçenekleri sunulacak.
- Yeni E-Serisi akıllı eğlence sistemi daha sürükleyici ve etkileşimli.
E-Serisi, 75 yılı aşkın bir süredir orta sınıf lüks sedan dünyasında standartları belirliyor. Mercedes-Benz, 2023 yılında bu segmentte tamamen yeni bir sayfa açıyor: Yeni E-Serisi, içten yanmalı motordan elektrikli güç-aktarma sistemlerine geçişe işaret ediyor. Ayrıca yeni elektronik mimarisiyle kapsamlı bir dijital kullanıcı deneyimi sağlıyor. Türkiye’de ilk olarak E 220 d 4MATIC ve Türkiye için özel olarak üretilen E 180 motor seçenekleri sunulacak.
Dış tasarımda geleneksel gövde orantıları ve özel karakteristik çizgiler
Yeni E-Serisi, geleneksel üç hacimli sedan gövde orantılarına (Uzunluk: 4.949 mm, Genişlik: 1.880 mm, Yükseklik: 1.468 mm) sahip. Kısa ön aks uzantısına sahip otomobilde, uzun kaputu oldukça geride konumlandırılan kokpit takip ediyor. Geride konumlandırılan arka kabin tasarımı, kendisini uyumlu bir şekilde takip eden bagaj uzantısına sahip. 2.961 mm uzunluğundaki aks mesafesi, bir önceki nesil E-Serisi’ne göre 22 mm daha uzun.
Mercedes-EQ modellerinin radyatör panelini andıran parlak yüzey, yeniden tasarlanmış sportif farlar ve radyatör ızgarası arasında estetik bir bağlantı noktası görevini üstleniyor. Üç boyutlu olarak tasarlanan radyatör ızgarası, dış mekan tasarım konseptine bağlı olarak yenilikçi, klasik veya sportif bir görünüm kazanabiliyor. Standart olarak sunulan yüksek performanslı LED farların yerine opsiyon olarak da DIGITAL LIGHT, tercih edilebiliyor. Hangi far çeşidi tercih edildiği fark etmeksizin, tasarımı gündüz ve gece her an kendisini fark ettiriyor. Mercedes-Benz’in bir tasarım geleneği olan ve kaş çizgisini andıran far tasarımı yeni E-Serisi’nde de kendisini gösteriyor. Otomobilin kaputunda sportifliğe vurgu yapan güç kubbeleri yer alıyor.
Otomobilin profilden görünümü, geride konumlandırılan kabin sayesinde, ahenkli gövde orantılarını gözler önüne seriyor. Opsiyon olarak Mercedes-Benz modellerinde kullanılan gizli kapı kolları alınabiliyor. Yan cephede yer alan karakteristik çizgiler otomobilin sportif karakterini vurguluyor.
Arka cephede yeni bir kontüre ve özel tasarıma sahip iki parçalı LED arka lambalar göze çarpıyor. Her bir arka lambada yer alan Mercedes-Benz yıldız motifi günün her anında kendisini gösteriyor.
MBUX Superscreen ile öne çıkan iç tasarım
Ön konsol, iç mekanı benzersiz bir dijital deneyime hazır hale getiriyor. E-Serisi isteğe bağlı ön yolcu ekranı ile donatıldığında, MBUX Superscreen’in geniş cam yüzeyi merkezi ekrana kadar uzarak bütüncül bir görünüm sağlıyor. Sürücünün görüş alanında yer alan tamamen dijital gösterge paneli görsel olarak bu yapıdan ayrılıyor. Yolcu ekranı olmayan versiyonlarda ekranın yerini farklı seçeneklerde sunulabilen süslemeler alıyor. Görsel olarak ayrışan merkezi ekran, bu panelin içbükey yüzeyinin üzerinde süzülüyormuş etkisi yaratıyor.
Gösterge panelinin ön bölümü, 64 renkli ambiyans aydınlatması ile aydınlatılıyor. Işık şeridi, ön panelde geniş bir yay çizdikten sonra A sütunlarını aşıp kapılara kadar uzanarak iç mekandaki ferahlık hissini güçlendiriyor. Kapı panellerinin üst kısmındaki havada süzülüyor gibi görünen kumanda ünitesi ekranların cam yüzeylerinin görünümüyle eşleşiyor.
Ön kolsolla homojen bir tasarıma sahip orta konsol, ön konsolun alt bölümüyle düz bir çizgi halinde birleşiyor. Kapaklı ve bardak tutuculu eşya gözü, ön tarafta üç boyutlu olarak şekillendirilen üniteye entegre edilmiş durumda. Orta konsolun arka kısmında yumuşak yapıda bir kol dayama bölgesi yer alıyor.
Kapı orta paneli, içbükey bir kıvrım sayesinde kesintisiz bir şekilde kolçakla birleşiyor. Elektrikli cam kumandalarına ve kapı kollarına yer veren ön kısım, metalik detayları ile otomobilin sahip olduğu ileri teknolojiyi görsel olarak vurgulayan bir unsur larak tasarlandı. Koltuklardaki oturma yüzeyinin ve sırt bölgesinin konturları, zarif bir akış oluşturacak şekilde içten dışa uzanıyor. Ayrıca katmanlı tasarım sayesinde koltuğun tabanı zemin üzerinde süzülüyor hissi uyandırıyor. Girintili dikey çizgiler, yukarı doğru genişleyerek dış konturu takip ediyor. E-Serisi, iç mekan genişliğinde sınıfının önde gelenlerinden. Sürücü, bir önceki modele göre 5 mm daha fazla baş mesafesine sahip. Arka koltuktaki yolcular ise 2 cm artan aks mesafesinden yararlanıyor. Diz mesafesinde 10 mm ve bacak mesafesinde 17 mm artışın yanında arka dirsek genişliği de 1.519 mm gibi önemli bir artış vaat ediyor. 25 mm’ye ulaşan bu artış neredeyse bir S-Serisi kadar bir alan sunuyor. Bagaj hacmi ise 540 litreye kadar çıkıyor.
Motor seçeneklerinin yarısını Plug – In Hibrit oluşturuyor
Sistematik elektrifikasyon ve akıllı hacim küçültme çözümleri sayesinde yeni E-Serisi tüm motor seçenekleriyle verimlilikte yeni standartlar belirliyor. Motor seçeneklerinin yarısı dördüncü nesil Plug-In Hibrit sistemlerden oluşuyor. Sunulan altı motor seçeneğinden üçünde içten yanmalı motorun avantajlarını elektrikli bir otomobilinkilerle birleştiriyor.
İçten yanmalı motorlar güncel modüler Mercedes-Benz motor ailesi FAME (Modüler Motorlar Ailesi), sıralı dört silindirli veya altı silindirli motorlardan oluşuyor.
Hem dizel hem de benzinli motorlar, turbo besleme dışında entegre bir marş jeneratörü (ISG) ile destekleniyor. Dolayısıyla bu motor seçenekleri birer yarı hibrit. Yeni batarya teknolojisi sayesinde elektromotorlar 15 kW yerine 17 kW ek güç ve 205 Nm ek tork sunuyor.
Türkiye pazarına özel E 180 motor seçeneği
Türkiye pazarında ilk etapta E 180 ve E 220 d 4MATIC olmak üzere biri benzinli ve dizel iki farklı motor seçeneği sunulacak.
Türkiye pazarına özel E 180 M 254 motor NANOSLIDE® silindir kaplaması veya CONICSHAPE® silindir honlaması dahil en gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor. Arkadan itişli oluşuyla sportif bir sürüş deneyimi sunan E180, 167 beygir gücünde (25 kW) içten yanmalı benzinli motorun yanı sıra, 22 beygir gücünde (17 kW) elektrik motoruyla, sadece dünya üzerinde sadece Türkiye’de sunulacak.
E 220 d 4MATIC (WLTP: ortalama yakıt tüketimi: 5,7-4,9 lt/100 km, ortalama CO2 emisyonu: 149-130 gr/km) versiyonundaki OM 654 M da gelişmiş motor teknolojilerini bünyesinde barındırıyor ve yüksek verimlilik seviyesiyle dikkat çekiyor. Her iki motorda da standart olarak 9G-TRONIC otomatik şanzıman sunuluyor.
AIRMATIC ve arka aks yönlendirmesi ise opsiyonel olarak geliyor.
Yeni E-Serisi çevikliği ve yüksek yol tutuşunu büyük oran her biri dört kontrol kolu tarafından hassas bir şekilde yönlendirilen ön tekerler sayesinde sağlıyor. Beş kollu bağımsız arka aks ise düzlüklerde üstün bir stabilite sağlıyor. Ön akslardaki yaylar ve amortisörler tek bir payandada birleşerek tekerleklerin yönlendirilmesinde görev almıyor. Böylece, süspansiyon sistem hassas tepkiler verebiliyor. Ön yardımcı şasi ve arka aks taşıyıcısı, süspansiyon ve gövdeyi titreşim ve gürültüden arındırıyor. Yeni E-Serisi’nin ön iz genişliği 1.634 mm ve arka iz genişliği 1.648 mm ölçülerine sahip. Ayrıca tekerlekler 21 inçe kadar farklı jant seçenekleri ile donatılabiliyor.
Yeni E-Serisi’nde opsiyonel olarak teknik paket sunuluyor. Teknik paket, ADS+ sürekli ayarlanabilir amortisörler ve arka aks yönlendirmesine sahip çok yönlü AIRMATIC havalı süspansiyon sistemini içeriyor. Bu nedenle her zaman adaptif sönümleme sistemi ADS+’a sahip AIRMATIC süspansiyon, yüksek bir hassasiyette maksimum konforu sağlıyor. AIRMATIC ayrıca seviye kontrol işlevi ile araç yükünden bağımsız olarak otomobilin yerden yükseklini sabit tutar veya istenen seviyede değişiklik yapabilmeyi sağlamakta. Yeni E-Serisi, opsiyonel olarak sunulan arka aks yönlendirmesi ve buna eşlik eden daha doğrusal oranlı ön aks direksiyon oranı ile çevik ve dengeli sürüş özellikleri sergiliyor. 4,5 dereceye direksiyon açısına sahip arka aks, dönüş çapını azami 90 santimetre azaltabiliyor. 4MATIC versiyonlarda dönüş çapı 12,0 metre yerine 11,1 metre seviyesine inerken, arkadan itişli versiyonlarda 11,6 metreden 10,8 metreye düşüyor.
Etkileyici ve sürükleyici eğlence deneyimi
Yeni E-Serisi’nde müzik, oyunlar ve birçok içerik neredeyse tüm duyularla deneyimlenebiliyor. İç mekandaki dijital yenilikler sayesinde E-Serisi artık daha akıllı. Ayrıca kişiselleştirme ve etkileşimde tamamen yeni bir boyut açıyor. Yeni E-Serisi, sahip olduğu yazılım odaklı anlayış sayesinde analog donanımları azaltarak elektronik altapısını daha dijital bir noktaya taşıyor.
Önceden ayrı ayrı işlem gören bilgisayar fonksiyonları artık tek bir işlemcide birleşiyor. Böylece ekranlar ve MBUX eğlence sistemi, çok güçlü bir merkezi araç bilgisayarını paylaşıyor. Daha hızlı gerçekleşen veri akışı sayesinde sistemin çalışma performansı artıyor.
Yeni E-Serisi’nde yer alan yapay zeka sayesinde MBUX, çok sayıda bilgi-eğlence, konfor ve araç işlevi için kişiselleştirilmiş öneriler sunuyor. Sıfır katmanlı tasarım ile kullanıcı, alt menüler arasında gezinmek veya sesli komut vermek zorunda kalmıyor. Duruma bağlı ve bağlamsal olarak, uygulamalar görüş alanında en üst düzeyde görünüyor. Böylece, bir fonksiyona ulaşmak zahmetsiz bir hal alıyor. Opsiyonel olarak sunulan MBUX Navigasyon için arttırılmış gerçeklik sayesinde grafik navigasyon ve trafik bilgilerini canlı görüntülerin üzerine yerleştiriyor.
Şimdiye kadar çoğunlukla telefon uygulamaları, kullanıcının akıllı telefonundan bilgi-eğlence sistemine yansıtmasıyla ulaşılabiliyordu. Apple Car Play veya Android Auto, araç hareket halindeyken mobil cihazın belirli işlevlerinin orta ve yolcu ekranında kullanılmasını sağlıyor. Mercedes-Benz’deki yazılım uzmanları, üçüncü parti uygulamalarının yüklenmesine izin veren yeni bir uyumluluk katmanı geliştirdi.
Yeni E-Serisi ile iki farklı ses sistemi sunuluyor. Standart ses sistemi 7 hoparlör ve 5 kanal 125 Watt amplifikatörden oluşuyor. Opsiyon olarak Burmester® 4D surround ses sistemi alınabiliyor. Burmester® 4D surround ses sistemi, 21 hoparlör ve 15 kanal 730 Watt amplifikatör ile çok daha gelişmiş bir ses kalitesi sunduğu gibi ön koltuklardan verilen bas titreşimleri sayesinde müzik dinlemeyi fiziksel bir deneyim haline dönüştürüyor
Müzik görünür hale geliyor: Ses Görselleştirme
Ses Görselleştirme işlevine sahip yeni 64 renkli ambiyans aydınlatması sayesinde yeni E-Serisi kullanıcıları, müziği üç duyu ile deneyimleyebiliyor. Müzik ve film veya uygulama seslerini (istenirse Dolby Atmos® teknolojisi ile) duyabiliyor, hissedebiliyor (opsiyon olarak sunulan Burmester® 4D surround ses sistemindeki ses rezonansı dönüştürücüler aracılığıyla) ve ayrıca görebiliyor. İlk kez E-Serisi ile sunulacak olan görselleştirme, 64 renkli ambiyans aydınlatmasının ışık şeridinde gerçekleşiyor. Örneğin, hızlı vuruşlar hızlı ışık değişikliklerine neden olurken, akıcı ritimler yumuşak bir şekilde birleşen aydınlatma yaratabiliyor.
Eğlence deneyimi ön yolcu için her zaman etkileyici. Ön yolcu, opsiyonel olarak sunulan kendine ait ekranda TV veya video akışı gibi dinamik içerikleri izleyebiliyor. Gelişmiş kamera tabanlı koruma sayesinde sürücünün ekranı izlediği durumlarda otomatik olarak kararak, eğlenceyi bölmeden güvenli sürüşün keyfini sunuyor.
Sesli Komut:
MBUX sesli komutlar ile daha da işlevsel hale geliyor. “Sadece Konuş” işleviyle artık akıllı sesli komut “Hey Mercedes” olmadan da etkinleştirilebiliyor. İşlev etkinleştirildiğinde, ekranda kırmızı bir mikrofon simgesi otomobilin hazır olduğunu ve komut beklediğini gösteriyor.
Artırılmış günlük konfor: Rutinler
Mercedes-Benz, kullanıcıların hangi konfor sistemlerini düzenli olarak kullandığını öğrenmesi için yapay zeka (AI) üzerinde çalışıyor. Yapay zekanın aynı koşullar altında çeşitli işlevleri otomatikleştirmesi amaçlanıyor. Böylece kişiselleştirilmiş otomasyon oluşuyor. Mercedes-Benz, şimdiden oldukça gelişmiş olan bu yeniliği ‘rutin’ olarak adlandırıyor.
Yeni E-Serisi’nin lansmanıyla, kullanıcılar standart rutinler için şablonlar kullanabilecek. Ayrıca rutinleri kendileri oluşturma seçeneğine de sahip olacaklar. Kullanıcılar bunu yaparken, çeşitli işlevleri ve koşulları birbirine bağlayabiliyor. Örneğin, “İç sıcaklık on iki santigrat derecenin altındaysa, koltuk ısıtmasını aç ve ortam aydınlatmasını sıcak bir turuncuya ayarla” şeklinde komutlar verebiliyorlar.
Dijital Havalandırma Kontrollü THERMOTRONIC
THERMOTRONIC üç bölgeli otomatik klima sistemi (opsiyonel ekstra) ile dijital havalandırma kontrolü, konfor deneyimini daha da ileri taşıyor. Ön havalandırma ızgaralarını istenen havalandırma tipine göre otomatik ayarlıyor. İstenen bölgeyi klima ekranında işaretlediğinizde hava çıkışları otomatik olarak bölgeye yöneliyor ve dilenen havalandırmayı zahmetsizce sağlıyor. Bölge seçimi her koltuk için yapılabiliyor. Bunun yanında, havalandırma ızgaraları sadece otomatik değil, el ile de ayarlanabiliyor.
Bazıları daha da geliştirilen çok sayıda sürüş destek sistemi
E-Serisi’nin standart sürüş destek sistemleri arasında ATTENTION ASSIST, Aktif Fren Yardımcısı, Aktif Şerit Takip Yardımcısı, Park Paketi, Geri Görüş Kamerası ile Aktif Hız Sınırına Otomatik Uyarlama Yardımcısı gibi işlevler yer alıyor. Sürüş destek sistemlerinin durumu ve etkinliği, sürücü ekranının yardım modunda tam ekran olarak gösteriliyor.
ATTENTION ASSIST, kamera sayesinde sürücü ekranında (opsiyonel ekstra) dikkat dağınıklığı uyarısı sunuyor. Örneğin Sürüş Yardım Paketi PLUS (opsiyonel) kapsamında sunulan Aktif Direksiyon Yardımcısı otomobili şeritte tutmaya yardımcı oluyor. Daha önce otoyollarda olduğu gibi, E-Serisi artık şehir içi yollarda da durduktan sonra otomatik olarak kalkış yapabiliyor. Ayrıca şerit işaretleri net görülemediği için Aktif Direksiyon Yardımcısının kullanılamadığı zamanlarda, bunu direksiyon simidindeki titreşimlerle sürücüye bildiriyor.
Sofistike gövde konsepti ve koordineli emniyet sistemleri
E-Serisi’nin güvenlik konsepti, rijit bir yolcu kabinine ve deforme olabilen çarpışma bölgelerine sahip bir gövdeye dayanıyor. Emniyet kemerleri ve hava yastıkları gibi güvenlik sistemleri bu yapıya özel olarak uyarlanmış durumda. Bir kaza anında koruyucu önlemler duruma uyumlu şekilde etkinleştiriliyor.
Sürücü ve ön yolcu hava yastıkları dışında sürücü tarafında bir diz hava yastığı da standart olarak sunuluyor. Önden çarpışma anında bacakların direksiyon kolonu veya ön konsol ile temasını önlüyor. Standart cam hava yastıkları, başın yan cama veya delici nesnelere çarpma riskini azaltıyor. Bunun dışında ciddi bir yandan çarpışma durumunda, çarpışmanın olduğu taraftaki cam hava yastığı ön ve arka yan camların üzerinde bir perde gibi A sütunundan C sütununa kadar uzanıyor. Olası bir takla anında her iki yandaki hava yastıkları etkinleşiyor. Baş koruma sistemine ek olarak, yan hava yastıkları, arka koltuk başları (opsiyonel) dahil olmak üzere göğüs bölgesini de kaplayabiliyor.
Kaynakları koruyan malzemeler
Çok sayıda E-Serisi bileşeni doğal kaynaklardan tasarruf edilmesini sağlayan malzemelerden (geri dönüştürülmüş ve yenilenebilir hammaddeler) üretiliyor. Örneğin E-Serisi’nin baz koltuk versiyonunda geri dönüştürülmüş bir malzeme ile birleştirilen boyasız alpaka yünü döşeme kullanılıyor. Koltukların köpüğünde “kütle dengesi yaklaşımına” göre ilk kez sertifikalı geri dönüştürülmüş hammaddeler kullanılırken, özellik olarak bu malzeme ham petrolden üretilen hammaddeler ile aynı performansı sergiliyor. Bu sayede ürün kalitesi korunurken fosil kaynaklara olan gereksinim azalıyor.
Ayrıca Mercedes-Benz, 2022 yılından bu yana dünya genelindeki tüm fabrikalarında karbon nötr dengesiyle üretim yapıyor. Dışarıdan sağlanan elektrik, sadece yenilenebilir enerji kaynaklarından karşılandığından karbon içermiyor. Şirket, ayrıca tesislerinde yenilenebilir enerji üretimini artırmayı hedefliyor. 2024 yılı sonuna kadar Sindelfingen tesisinde güneş pillerinin arttırılması için yatırım yapılacak. Bunun yanında su tüketimi ve üretilen atık miktarı da azaltılacak.
E-Serisi, uzun soluklu bir başarı hikayesi
Mercedes-Benz, 1946 yılından günümüze 16 milyonun üzerinde orta sınıf araç üretti. E-Serisi’nin mirası, markanın ilk günlerine kadar uzanıyor.
İkinci Dünya Savaşı sonrasında üretim yeniden başladığında, ilk olarak 1936’da tanıtılan 170 V (W 136) üretime geri döndü. Saloon, 1947’de Mercedes-Benz’in savaş sonrası ilk binek otomobili oldu. 1953’ün bağımsız karoserli “Ponton” gövdeli 180 modeli (W 120) yeni teknik ve yapısal özelliklere sahipti. 1961 yılında bunu “Tailfin” serisinin (W 110) dört silindirli versiyonları izledi. 1968’de “Stroke/8” serisi (W 114/115) üst orta sınıftaki bir sonraki adımı simgeliyordu. 1976’dan sonraki 123 model serisi daha da başarılı oldu.
1984’ten 1995’e kadar üretilen 124 modeli, ilk kez 1993 yılının ortalarından itibaren E-Serisi adını aldı. Çift farlı yüzü ve yenilikçi teknolojileri 1995 yılında pazara sunulan 210 serisinin karakteristik özellikleriydi. 211 modeli E-Serisi, 2002 yılının başlarında piyasaya sürüldü. Bunu 2009 yılında E-Serisi 212 (Sedan ve Estate) ve 207 (Cabriolet ve Coupé) serileri izledi. 213 modeli Mercedes-Benz E-Serisi 2016’da ve 2017’den itibaren de ilk kez All-Terrain olarak görücüye çıktı. Ayrıca 238 serisinin coupé ve cabrio gövde tipleri de bulunuyor.
| Mercedes-Benz | Mercedes-Benz | ||
| E 180 | E 220 d 4MATIC | ||
| Motor | |||
| Silindir adedi/düzeni | Sıralı/4 | Sıralı/4 | |
| Motor hacmi | cc | 1.496 | 1.993 |
| Maksimum güç | HP/kW, d/d | 170/125, 5600-6100 | 197/145, 3600 |
| Ek elektrik gücü | HP/kW | 23/17 | 23/17 |
| Maksimum tork | Nm, d/d | 250/1800 – 4000 | 440, 1800-2800 |
| Ek elektrik torku | Nm | 205 | |
| Sıkıştırma oranı | 0,417361 | 15,5:1 | |
| Yakıt karışımı | Yüksek basınçlı enjeksiyon | Yüksek basınçlı enjeksiyon | |
| Güç aktarımı | |||
| Güç aktarma tipi | Arkadan itiş | Dört tekerlekten çekiş | |
| Şanzıman | 9G TRONIC otomatik şanzıman | 9G TRONIC otomatik şanzıman | |
| Vites oranları | 1./2./3./4./5./6./8./9. | 5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60 | 5,35/3,24/2,25/1,64/1,21/1,00/0,87/0,72/0,60 |
| Geri vites | 4,8 | 4,8 | |
| Süspansiyon | |||
| Ön aks | Dört kollu ön aks, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler | ||
| Arka aks | Beş kollu bağımsız, helezon yaylar, gazlı amortisörler, stabilizatörler | ||
| Fren sistemi | Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®, | Önde hava kanallı diskler, elektrikli park freni, ABS, Fren asistanı, ESP®, | |
| Direksiyon | Elektrik destekli kremayer direksiyon | Elektrik destekli kremayer direksiyon | |
| Jantlar | 7,5 J x 17 | 8 J x 18 H2 ET 32.5 | |
| Lastikleri | 225/60 R17 | 225/55 R 18 | |
| Ebatlar ve ağırlıklar | |||
| Uzunluk/genişlik/yükseklik | mm | 4949/1880/1469 | 4949/1880/1469 |
| Aks mesafesi | mm | 2961 | 2961 |
| İz genişliği ön/arka | mm | 1634/1648 | 1634/1648 |
| Dönüş çapı | m | 11,6 | 11,6 |
| Bagaj hacmi, VDA | lt | 540 | 540 |
| Boş ağırlık | kg | 1820 | 1975 |
| Yükleme kapasitesi | kg | 625 | 605 |
| İzin verilen toplam ağırlık | kg | 2445 | 2580 |
| Depo kapasitesi/yedek | lt | 66/7 | 66/7 |
| Performans, tüketim, emisyon | |||
| Hızlanma 0-100 km/s | sn | 7,8 | |
| Maksimum hız | km/s | 234 | |
| Karma yakıt tüketimi, WLTP | lt/100 km | 5,7-4,9 | |
| Karma CO2 emisyonu, WLTP | 149-130 | ||
| Emisyon sınıfı | Euro 6 | Euro 6 | |
Otomotiv Sektörü
KURALLARI YIKAN YENİ DACIA MODELİNİN İSMİ AÇIKLANDI: STRIKER
Dacia, kuralları yeniden yazmaya hazırlanan yeni crossover modelinin adını STRIKER olarak açıkladı.
Güçlü, net ve ayırt edici bir isim olan STRIKER, sonundaki “ER” takısıyla ilk anda bir Dacia modeli olduğunu hissettiriyor.
STRIKER ismi, 1980’lerin enerjisinden ilham alıyor ve bowlingde tüm lobutları devirerek oyunun seyrini değiştiren güçlü vuruşu çağrıştırıyor.
Dacia Jogger ve Dacia Bigster gibi, sonundaki “ER” takısı STRIKER’ı doğrudan Dacia ailesinin bir parçası haline getiriyor.
“Tam isabet” fikrinden ilham alan STRIKER, meydan okuyan bir karakteri temsil ediyor ve markanın iddiasını ortaya koyuyor. Cesur, net ve etkili bir duruş sergiliyor. Çok yönlü yapısı, sağlamlığı ve her yolculukta güven veren bir yol arkadaşı olma iddiasını yansıtıyor.
10 Mart Salı günü tanıtılacak tasarımıyla uyumlu olarak, STRIKER da sade, pozitif ve herkesin beğenisini kazanacak bir enerji taşıyor.
Otomotiv Sektörü
Scottish Car of the Year Ödülleri’nde ‘En İyi Aile Aracı’ Ünvanı JAECOO 7’nin!
Yenilikçi tasarım diline sahip modelleri ile kısa sürede dikkatleri üzerine
çeken JAECOO, kompakt SUV modeli JAECOO 7 ile İskoçya’nın önde
gelen otomotiv ödülleri olan Scottish Car of the Year’da “2025 Yılının Aile
Aracı” ödülünü kazandı. JAECOO 7’nin, iç mekân genişliği, konforu ve
sunduğu değer ile öne çıktığını belirten jüri üyeleri, giderek daha
rekabetçi hâle gelen segmentte JAECOO 7’yi güçlü bir rakip olarak
nitelendirdi.
Bu ödül, JAECOO’nun Birleşik Krallık’taki dönüm noktası
niteliğindeki ilk yılını taçlandırırken, markanın zengin donanımı standart
olarak sunan, tasarım odaklı SUV’lere olan bağlılığını da güçlendiriyor.
Otomotiv sektörünün yenilikçi markası JAECOO, başarılı SUV modeli
JAECOO 7 ile dünya çapında ödülleri toplamaya devam ediyor. Avrupa’da
gücünü hızla artıran marka, Birleşik Krallık’taki ilk yılında güçlü ivmesini
sürdürüyor. JAECOO, bu yılki Scottish Car of the Year Ödülleri’nde JAECOO
7’nin “2025 Yılının Aile Aracı” seçilmesiyle bir kez daha büyük bir başarıya
imza attı. Bu ödüller, İskoçya’nın en prestijli otomotiv ödülleri arasında yer
alıyor.
Akıllı tasarım dikkat çekici donanımla birleşti!
ASMW (Association of Scottish Motoring Writers) tarafından değerlendirilen
bu ödüller, ulusal ve bölgesel yayınlar için düzenli olarak yeni araçları test edip
inceleyen profesyonel otomotiv gazetecilerinden oluşan saygın bir jüri
tarafından veriliyor. Bu yıl 28’incisi düzenlenen etkinlikte birçok rekabetçi
kategoride öne çıkan modeller ödüllendirildi. JAECOO 7’nin
ödüllendirilmesinde, aracın konfor, alan ve değer arasında kurduğu dengeli
yapı öne çıktı; jüriler modelin yoğun aile SUV segmentinde parlaması için
gerekli tüm özelliklere sahip olduğunu belirtti. Konu hakkında açıklama yapan
ASMW Başkanı Ally Ballingal, “JAECOO 7, etkileyici alan, konfor ve değer
kombinasyonu nedeniyle ‘En İyi Aile Aracı’ seçildi. Jüriler, modelin esnek iç
mekânını, geniş bagajını ve aile dostu pratikliğini özellikle vurguladı. Güçlü
güvenlik teknolojileri ve pürüzsüz, güven veren sürüş deneyimi de kalabalık
segmentte öne çıkmasını sağladı.
Akıllı tasarımı ve dikkat çekici donanım
seviyesi ile JAECOO 7, modern bir aile aracı için ideal bir seçenek olduğunu
kanıtladı” dedi. JAECOO’nun Birleşik Krallık’taki ilk yılını kapatan bu ödül,
markanın değerlerini pekiştirirken; güçlü tasarım, zengin teknoloji ve üstün
değer sunan araçlara yönelik artan talebi de ortaya koyuyor.
Yeni dönemin getireceği fırsatlara hazırız!
Elde edilen başarıyı değerlendiren JAECOO UK CEO’su Gary Lan ise
şunları söyledi: “Yıl sona ermeden JAECOO için bir önemli başarıyı daha
gururla duyuruyoruz. Bu başarının Edinburgh’da, Birleşik Krallık’taki ilk tam
yılımıza yaklaşırken gelmesi, anlamını daha da artırıyor. JAECOO, ülke
genelinde belirgin bir varlık oluşturdu ve biz de tasarım odaklı, yüksek değerli
SUV’ler sunmaya kararlıyız. 2026’ya bakarken, önümüzdeki yeni döneme ve
getireceği fırsatlara tamamen hazırız.” Birleşik Krallık yollarında artık 22 bin
adetten fazla JAECOO 7 bulunuyor. Marka güçlü ulusal ivmesini sürdürerek
pazarda en hızlı yükselen yeni girişimcilerden biri olmaya devam ediyor.
Otomotiv Sektörü
Yenilenen Kia Sportage Türkiye’de Satışa sunuldu
1993 yılındaki ilk neslinden itibaren dünyada SUV kültürünün oluşmasında önemli bir mirasa sahip olan ve 7 milyon adedin üzerinde satış başarısı kazanan Kia Sportage, makyajlanan beşinci nesliyle Türkiye’de.
Yeni Sportage, Kia’nın ‘Zıtlıkların Birleşimi’ tasarım felsefesiyle, özgüvenli görünümü ve göz alıcı LED Star Map aydınlatması ile öne çıkıyor.
Güçlü SUV Mirası
Kia’nın küresel ölçekte bugüne kadar en yüksek satış adedine ulaşan amiral modeli Sportage, makyajlanan beşinci nesliyle tasarım, teknoloji ve konfor alanlarında yapılan kapsamlı değişim ve yeniliklerle C SUV segmentinde yeni bir standart belirliyor.
Küresel ölçekte 7 milyon adetten fazla satılan ve Türkiye’de de her zaman yoğun ilgi gören Sportage, cesur dış tasarımı, üstün teknolojik özellikleri ve sunduğu konforla SUV sınıfındaki iddiasını sürdürüyor.
Tasarım: Cesur dış görünüm, lüks iç mekân
Yeni Sportage’da Kia’nın ‘Zıtlıkların Birleşimi’ tasarım felsefesi bir kez daha dikkat çekiyor. Modelin tasarımında pürüzsüz ve yumuşak yüzeyler, güçlü ve sağlam çizgilerle dengeleniyor. Yeni tasarım ön ve arka tamponlar ve dikkat çeken LED Star Map aydınlatmaları Kia’nın imzası haline gelen “Kaplan Burun” ön ızgarasıyla tamamlanıyor.
İç mekânda ferah ve konforlu bir yaşam alanı sunan Yeni Sportage, GT-Line donanımında çift renkli deri direksiyon simidi ve sadeleştirilmiş gösterge paneliyle modern bir tasarım anlayışını yansıtıyor. Yeni koltuk döşemeleri konforu artırırken, GT-Line’a özel dekoratif süet deri koltuklar şıklığı ön plana çıkarıyor.
Arka koltukta neredeyse 1 metre (996 mm) diz mesafesi sunan Yeni Sportage, 591 litrelik bagaj hacmini, arka koltuklar yatırıldığında 1.780 litreye kadar çıkarabiliyor. Yeni Sportage, 19 inç jantlarla gelirken GT-Line donanımında aynı ölçülerde özel tasarım alüminyum jant seçeneği de sunuyor.
Konforlu ve Akıllı Çözümler
Yeni Sportage, sürüş deneyiminin merkezine konumlandırdığı 12,3 inç çift panoramik entegre ekranla şıklığı ve teknolojiyi bir araya getiriyor. Sürücü destek sistemleri, navigasyon ve multimedya fonksiyonlarına kolay erişim sağlanırken aynı zamanda Harman Kardon premium ses sistemi ise müzik deneyimini zirveye taşıyor.
Multimedya ekranının altındaki çok fonksiyonlu dokunmatik panel, sürücülere ses ve klima ayarlarını sezgisel şekilde yönetme imkânı sunuyor. Kablosuz Apple CarPlay & Android Auto, çevre görüş kamerası, 360 derece park sensörü ve kablosuz telefon şarj gibi teknolojiler de Yeni Sportage’daki sürüş deneyimini daha keyifli kılıyor.
Yeni Sportage, üç farklı donanımla 2.820.000 TL’den başlayan fiyatlarla satışa sunuluyor.
