Connect with us

Otomotiv Sektörü

Opel Astra G, 25 yıl önce yollara çıktı!

Opel’in kompakt sınıftaki köklü modeli Astra, 1998 yılı ilkbaharında ikinci nesli olan Astra G adıyla yollara çıktığında, DSA şasi, ESP, H7 farlar ve tamamen galvaniz gövdesiyle önce güvenlik ve kalite vurgusunu yaparak segmentinin yıldızlarından olmuştu. Astra OPC, Astra V8 Coupé ve Astra OPC X-treme versiyonlarıyla 2000’li yıllara güçlü bir şekilde giriş yapan Astra, günümüzde yeni nesil, şarj edilebilir hibrit ve batarya elektrikli versiyonlarıyla öncü karakterini müşterilerine sunmaya devam ediyor.

 

Opel, 1991 yılında Astra F’yi Opel Kadett’in varisi olarak tanıttı. Bu, şirketin kompakt sınıftaki başarı hikayesinde yeni bir dönemin de başlangıcı oldu. 1998 yılında lanse edilen takipçisi, öncüsünün başarısını sürdürmek için en iyi koşullara sahipti. Opel Astra G  birçok yenilikle yollara çıktı. Örneğin tamamen galvanizli gövdeye sahip ilk Opel modeli olması onu özel bir yere konumlandırdı. Ayrıca şeffaf H7 farların yüzde 30 daha yüksek aydınlatma performansı dışında, yeni geliştirilen DSA (Dynamic Safety Action) şasi ile aktif sürüş güvenliği desteklendi. Bunun dışında müşteriler farklı gövde tipleri arasından seçim yapabiliyordu. Astra G yıllar içinde performans otomobili potansiyeli de gösterdi. Örneğin Astra OPC çok sevilirken, Astra V8 Coupé ise Alman Touring Car Masters dışında 24 saat Nürburgring gibi yarışlarda da mücadele etti.

 

Astra G, pek çok açıdan yeni nesil Astra ile pek çok benzerliğe sahip. Öncelikle Opel, yeni nesil Astra ile, başarı hikayesinde tamamen yeni bir sayfa açtı. Güncel Astra, karakteristik Opel Vizör marka yüzü ve tamamen dijital, sezgisel olarak çalışan Pure Panel Kokpit dahil, cesur ve yalın tasarımıyla öne çıkıyor. 2022 Altın Direksiyon Ödüllü Astra, ilk kez elektrikli olarak da yollara çıkıyor. Güçlü şarj edilebilir hibrit versiyona batarya elektrikli Opel Astra Electric de katılıyor. Sınıfının en iyi sıfır emisyon menzili ile Opel Astra GSe (WLTP normuna göre: 1,2-1,1 lt/100 km yakıt tüketimi, 26-25 g/km CO2 emisyonu; her biri karma), dinamik sürüş keyfini sorumluluk duygusuyla müthiş bir şekilde birleştiriyor.

 

Rüsselsheim’dan Hollywood’a: Geliştirmeden tanıtıma!

 

Opel Astra G’nin 1990’ların sonunda yerine getirdiği sorumluluklar göz önüne alındığında, otomobilin geliştirme sürecinin de çığır açıcı olması şaşırtıcı değildi. Öncüsünün başarısını tekrarlamak, Opel için çok önemliydi. Bu nedenle geliştirme ekibi, ikinci Astra neslini planlarken tamamen yeni bir yaklaşımla hareket etti. Önemli gişe hasılatı elde eden “Jurassic Park” filmi tasarımcılara yol gösterici oldu. Aslında Astra G’nin dinozorlarla pek de ilgisi yoktu. Ancak ekip, ALIAS adında ve aslında Hollywood yapımı gibi gişe rekorları kıran bilgisayar animasyonlu filmler için geliştirilen bilgisayar destekli bir tasarım programı kullandı. Tasarımcılar, yazılım sayesinde yeni modeli sanal, üç boyutlu bir bilgisayar dünyasında ortaya çıkarabildiler.

 

Astra G, 1998 baharında 3 ve 5 kapılı hatchback ve bir de station wagon gövde tipleriyle pazara sunuldu. Devamında 4 kapılı sedan, 2 kapılı coupe, ticari Astravan ve arka koltukları da olan cabrio gövde tipleri, ürün gamına dahil oldu. Astra G, karakteristik trapez ızgara ve önde konumlandırılan ön camıyla dinamik kama formlu tasarım ile uzatılmış tavan çizgisinin yanı sıra, yüksek kemer çizgisi ve 3 kapılı versiyonda coupe benzeri siluet sayesinde özgün bir tasarımdı. Ayrıca 0,29 ile sınıfının en iyi aerodinamik sürtünme katsayısına da sahipti.

 

Muhteşem genel paket: DSA şasi, tamamen galvaniz gövde ve geniş yaşama alanı

 

Konfor ve güvenlik, Astra G’nin geliştirilme aşamasında en yüksek önceliğe sahipti. Astra G, dinamik şasi ve güç-aktarma teknolojisinin yanı sıra yüksek dayanımlı çeliklerin kullanılmasıyla neredeyse iki katına çıkan burulma ve bükülme sağlamlığı ile dikkat çekti. Akıllı hafif yapı çözümleri, güçlü ve verimli motorların bir araya gelmesiyle üstün sürüş keyfi elde edildi.

 

Yeni geliştirilen DSA şasi, dinamik sürüş özelliklerine katkı sağlarken, farklı yol yüzeylerinde fren gibi kritik durumlarda maksimum sürüş stabilitesi de sunuyordu. Alman üretici, yenilikçi çözümleri, “Opel DSA şasisi sayesinde daha iyi yol tutuşa sahip ön tekerlekler, kontrollü bir toe-in etkisi oluşturarak karşı yönlendirme etkisiyle yalpalama eğilimine karşı koyuyor” ifadeleriyle açıklamıştı. Güvenlikli şasi aynı zamanda yüklü kullanımda bile üstün konfor, kıvrak sürüş özellikleri sunuyordu ve tüm bunları üstün sürüş güvenliği ile birleştiriyordu. 1999’dan itibaren ESP’nin pazara sunulmasıyla güvenlik daha da arttı. Çarpma anında ciddi ayak veya bacak yaralanmalarına karşı koruma sağlayan, patentli pedal ayırma sistemi de her Astra G’de standarttı.

 

1998 yılında Astra G, iç ferahlık konusunda da kendi segmentinde standartları belirliyordu. Öncüsüne göre yaklaşık 10 santimetre daha uzun olan aks mesafesi, daha fazla iç hacim, özellikle arkada daha fazla baş ve diz mesafesi sağlıyordu. Hatchback gövde tipi 370 litre bagaj hacmi sunarken; station wagon gövde tipinde hacim 1.500 litreye kadar artırılabiliyordu. Aynı zamanda, o zamanlar Frankfurter Rundschau tarafından teyit edildiği üzere Astra G, “Kalite açısından kuantum sıçraması” yapmıştı. Söz konusu iyileşmeye düşük gürültü ve titreşim seviyeleri dışında kaliteli iç malzemeler katkı sağlıyordu. Bununla birlikte, ilk kez sunulan tamamen galvaniz gövde, daha yüksek kalite izlenimi ve yüksek değer koruması sağlıyordu.

 

Yarış hedefleri: Astra G’nin OPC ve V8 Coupe versiyonları

 

İkinci Astra nesli aynı zamanda günlük görevlerini kusursuz bir şekilde yerine getirmekten çok daha fazlasını yapabildiğini, popüler bir sporcu haline gelerek de gösterdi. Sportif sürücülerin dikkatini çeken Astra G, eş zamanlı olarak Volker Strycek yönetiminde Opel Performance Center veya kısaca OPC olarak da bilinen versiyonlarına kavuştu. Performans departmanının ilk modeli, 118 kW/160 HP ile 1998 Astra OPC oldu. Ekip çok değil, 4 yıl sonra, 240 km/s hıza ulaşabilen, daha da gelişmiş Astra OPC ile çok daha fazlasının mümkün olduğunu gösterdi. Gelişmiş versiyonun motor kaputunun altında 147 kW/192 HP’lik bir motor vardı ve hem üç kapılı hem de station wagon gövde tipiyle sunuluyordu.

 

Ancak Astra G’deki limitleri zorlamak bu versiyonlarla sınırlı kalmadı. Opel, 2000 yılından itibaren özel olarak geliştirdiği Astra V8 Coupe ile Alman Touring Car Masters’a katıldı. Yarış otomobili şampiyonada ikinci oldu. Ayrıca efsanevi 24 saat Nürburgring yarışı gibi farklı yarışlara da katıldı. Opel ayrıca 2001 Cenevre Otomobil Fuarı’nda Astra OPC X-treme konsepti ile uç noktada bir spor otomobili de tanıttı. 326 kW/444 HP gücü ile 0-100 km/s hızlanmasını 3,9 saniyede tamamlayabilen Astra OPC X-treme, trafiğe açık yollarda sürülebiliyordu.

 

Günümüzde Opel Astra ve Astra GSe: Üstün sürüş keyfi ile sorumlu sürüş

 

Opel, güncel Astra ile bir kez daha bu sportif mirası, sorumlu bir yaklaşımla geleceğe taşıyor. Ürün gamının tepe noktasını oluşturan yeni Astra GSe ve Astra Sports Tourer GSe, güçlü, dinamik ve daha da önemlisi elektrik destekli olarak yollarla buluşuyor. Günümüzde GSe kısaltması “Grand Sport Electric” anlamını taşıyor ve Opel’in yeni alt markasını oluşturuyor. Bu kısaltma, sportif ama aynı zamanda sorumlu sürücülerin tüm beklentilerini karşılıyor: Yüksek performans, sportif şasi ve yerel olarak emisyonsuz sürüş için elektrik destekli güç-aktarma sistemi. Tüm bunlar çarpıcı bir tasarımla birleştirildi.

 

Ayrıca, diğer Astra versiyonları gibi, müşterilerin daha önce sadece üst segment araçlarda görmeye alışkın olduğu, sürüşü daha konforlu hale getiren, toplam 168 LED hücreli, uyarlanabilir, parlamayan Intelli-Lux LED® Pixel Far gibi çok sayıda ileri teknoloji ile yollara çıkıyor. Güncel Astra neslinin iç mekanı da aynı derecede yenilikçi ve heyecan uyandırıcı. Tamamen dijital Pure Panel ile tüm analog göstergeler tarihe karışıyor. Bunun yerine, ileri teknoloji ürünü insan-makine arayüzü (HMI), ekstra geniş dokunmatik ekranla sezgisel bir kullanım deneyimi sağlıyor. Opel mühendisleri, sürücünün gerekli tüm bilgileri almasına ve tüm önemli işlevlere doğrudan erişmesine, ancak gereksiz veri veya işlevle kafasının karışmamasına özen gösterdiler. Klima gibi önemli işlevler sadece birkaç kumanda üzerinden kolaylıkla ayarlanabiliyor.

 

Olağanüstü oturma konforu da Opel’e özgü bir özellik. Şirket içinde geliştirilen ön koltuklar, AGR (Sağlıklı Sırtlar Kampanyası) sertifikalı ve örnek ergonomileriyle uzun yolculukları rahatlatıcı hale getiriyor. Sürücü, yükseltilmiş gösterge ekranından birçok sürüş destek sistemini bir araya getiren Intelli-Drive 1.0 sistemine ve Intelli-Vision adı verilen 360 derece çevre görüş sistemine kadar ileri teknoloji ürünü yardımcı sistemler tarafından destekleniyor. Yeni Opel Astra buna ek olarak; cesur bir tasarım ifadesi ortaya koyuyor. Gereksiz unsurlardan arındırılmış, yalın, heyecan verici çizgiler ve yeni, karakteristik marka yüzü Opel Vizör ile her zamankinden daha dinamik bir etki bırakıyor.

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Otomotiv Sektörü

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri Oldu

Hyundai, 2026/27 sezonunda başlayacak ve uzun yıllar devam edecek iş birliği kapsamında UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri oldu. Avrupa kulüp futbolunun standartlarını belirleyen UEFA Champions League, futbolun en iyilerini bir araya getiriyor ve Hyundai de kendi sektöründe aynı yüksek standartları benimsiyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan IONIQ 3, Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da tanıtacağı beş önemli modelin ilki ve markayı bu iş birliğinde temsil edecek ilk model olacak.

Hyundai, UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olduğunu ve bu kapsamda uzun yıllar sürecek bir anlaşmaya imza attığını duyurdu. Hyundai’ın Avrupa kulüp futbolunun en üst seviyesine olan bağlılığını ortaya koyan iş birliği, 2026/27 sezonunda başlayarak 2030/31 sezonunun sonuna kadar devam edecek.

Futbol, Hyundai için oldukça tanıdık bir alan. Yaklaşık 30 yıldır dünyanın en büyük uluslararası turnuvalarından farklı ülkelerdeki kulüp ve federasyonlara kadar futbolu en üst seviyede destekleyen Hyundai, UEFA Champions League ile bu bağlılığını Avrupa kulüp futbolunun zirvesine taşıyor.

UEFA Champions League ile Hyundai arasındaki benzerlikler, sahip oldukları ölçeğin çok daha ötesine uzanıyor. Bu organizasyonda mücadele eden takımlar, dünyanın dört bir yanından gelen yetenekleri bir araya getirerek Avrupa’nın en üst seviyesinde rekabet ediyor.

Hyundai de Avrupa’da araçlar tasarlıyor, geliştiriyor ve üretiyor; modellerini kıta genelinde satışa sunuyor. Böylece faaliyetleri açısından tartışmasız biçimde Avrupalı, etkileri bakımından ise uluslararası iki organizasyon bir araya geliyor.

Hyundai Motor Company Başkanı ve CEO’su José Muñoz, iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Futbol, yaklaşık 30 yıldır Hyundai’ın bir parçası. Dilleri, sınırları ve nesilleri aşarak insanları başka çok az şeyin başarabileceği kadar güçlü bir biçimde bir araya getiriyor. UEFA Champions League, her hafta Avrupa’nın en tutkulu taraftarlarının karşısında oynanan, dünyanın en iyi kulüp futbolu organizasyonu. Hyundai’nin bu yaz Dünya Kupası’nda gerçekleştirdiği çalışmaların ardından UEFA Champions League, güzel tasarımlara ve taraftarların seveceği özelliklere sahip araçlarımızı sergilemek için ideal bir platform sunuyor. Madridliyim ve bu nedenle bu organizasyonu hayatım boyunca takip ettim. Avrupa genelindeki taraftarlarla bir araya gelecek olmaktan kişisel olarak da büyük heyecan duyuyorum. Futbolun güzelliğini Hyundai ile kutlamak için harika bir dönemdeyiz”.

Hyundai, “İnsanlık için İlerleme” marka vizyonu doğrultusunda fırsatları genişletmeyi ve toplum için daha kapsayıcı bir geleceğe katkıda bulunmayı hedefliyor. UEFA ile Avrupa Futbol Kulüpleri’nin ortak girişimi olan UC3 ile gerçekleştirilen bu iş birliği kapsamında Hyundai; UEFA Champions League’in gücünü ve mobilite çözümlerini kullanarak Avrupa genelinde farklı kültürlerden ve topluluklardan insanları bir araya getirmeyi amaçlıyor. Hyundai, milyonlarca futbolseveri buluştururken toplum üzerinde olumlu bir etki yaratmayı da hedefliyor.

Hyundai Motor Avrupa Başkanı ve CEO’su Xavier Martinet ise şunları söyledi: “UEFA Champions League ve Hyundai; ilerleme, performans ve insanları bir araya getirme hedefiyle hareket ediyor. Bu iş birliğine bugüne kadarki en güçlü ürün gamımızla adım atıyoruz. IONIQ 3, bu sezon Avrupa’da satışa sunacağımız beş yeni modelin ilki. Bölgedeki müşterilerimiz için tasarlanıp geliştirilen IONIQ 3, geleceğin ürün gamımıza öncülük edecek modelimiz”.

UEFA Champions League, dünya genelinde yaklaşık her üç kişiden birinin ilgi gösterdiği ve dünyada en çok izlenen yıllık kulüp futbolu organizasyonu olarak öne çıkıyor. 36 kulübün mücadele ettiği turnuva, tutkulu futbolseverlerden oluşan geniş bir kitleyle iletişim kurmak için önemli bir platform sunuyor. Aynı zamanda Hyundai’nin robotik ve fiziksel yapay zekâdan yazılım teknolojilerine ve Avrupalı müşterilere özel akıllı mobilite çözümlerine uzanan gelecek vizyonunu aktarmasına imkân tanıyor.

Hyundai, 30 yılı aşkın süredir Avrupa’da güçlü bir varlığa sahip küresel bir marka olarak faaliyet gösteriyor. Markanın Almanya’nın Rüsselsheim kentindeki Avrupa Teknik Merkezi, Hyundai modellerinin geliştirme ve mühendislik çalışmalarını yürütürken aynı tesiste bulunan Avrupa Tasarım Merkezi de araçların görsel tasarımını ve kimliğini şekillendiriyor. Üretim faaliyetleri Çekya ve Türkiye’deki fabrikalarda gerçekleştirilirken Hyundai modelleri, 42 Avrupa ülkesindeki 2.000’den fazla satış ve satış sonrası hizmet noktası aracılığıyla müşterilerle buluşuyor. Hyundai’ın tasarım, mühendislik, üretim ve iş ortağı ağı, her gün müşterilere ve taraftarlara hizmet sunuyor.

IONIQ 3 Sahaya Çıkıyor.

Avrupalı müşteriler için Avrupa’da tasarlanan tamamen elektrikli IONIQ 3, Hyundai’ın bu iş birliğindeki ilk temsilcisi olacak. Bu yıl Milano Tasarım Haftası’nda dünya prömiyerini gerçekleştiren kompakt hatchback model, Ağustos ayında üretimin başlamasıyla birlikte Hyundai’ın İzmit Fabrikası’nda üretilen ilk bataryalı elektrikli araç oldu. IONIQ 3 aynı zamanda Hyundai’ın 2026/27 sezonunda Avrupa’da satışa sunacağı beş önemli yeni modelin ilkini oluşturuyor.

Hyundai, IONIQ 3 ile Avrupa’nın rekabetin en yoğun olduğu kompakt sınıfına, Avrupalı müşterilerin ihtiyaçlarına cevap veren sınıfının öncüsü özelliklerle giriş yapıyor. IONIQ 3’ün Aero Hatch gövde yapısı, 0,263 Cd’lik hava sürtünme katsayısı ve 497 kilometreye varan WLTP menziliyle sınıfının öncüsü verimlilik ve menzil sunmak üzere geliştirildi. 441 litrelik bagaj hacmi, sınıfının en geniş iç mekânı, Hyundai’ın en yeni PLEOS Connect bilgi-eğlence sistemini içeren segmentinin öncüsü 14,6 inçlik ekranı ve güçlü fiyat-değer dengesiyle IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobiliteyi Avrupalı müşterileri için daha erişilebilir hâle getirme kararlılığını temsil ediyor.

Hyundai’ın ürün gamı; bataryalı elektrikli, hibrit, şarj edilebilir hibrit, hidrojen yakıt hücreli elektrikli ve içten yanmalı motor seçeneklerini kapsıyor. Bu geniş ürün yelpazesi, müşterilerin araç sahibi olma ve araçlarını kullanma biçimleri göz önünde bulundurularak şekillendiriliyor.

IONIQ 3, Hyundai’ın elektrikli mobilite alanındaki kapsamlı çalışmalarını ortaya koyan önemli ödüllerle güçlenen Avrupa’daki EV başarısını daha ileriye taşıyor. Hyundai INSTER, 2025 Dünyada Yılın Elektrikli Otomobili seçilirken IONIQ 9 ise Almanya’da 2026 Yılının Premium Otomobili unvanına layık görüldü.

Hyundai’ın müşteri odaklı yaklaşımı, markanın UEFA Champions League’in Resmi Otomotiv Partneri olarak imza attığı yeni iş birliğinin de temelini oluşturuyor.

UC3 Eş Genel Müdürü Guy-Laurent Epstein ise iş birliğiyle ilgili olarak şunları söyledi: “Hyundai’yi UEFA Champions League’in resmi partnerleri arasında görmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Hyundai, futbolu en üst seviyede destekleme konusunda köklü bir geçmişe ve futbolun insanları bir araya getirme gücüne yönelik güçlü bir inanca sahip. Önümüzdeki yıllarda bu ortak hedefi dünyanın dört bir yanındaki taraftarlar için hayata geçirecek bir iş birliği geliştirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz”.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Hyundai Orijinal Aksesuarlarıyla Her Yolculukta Daha Fazla Konfor

Hyundai, kullanıcıların farklı ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Model bazında farklılaşan geniş ürün yelpazesinde araç üstü çadırdan elektrikli araçlara özel şarj çözümlerine, otomatik bagaj açma sisteminden yan basamaklara kadar pek çok seçenek yer alıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar yüzde 40’a varan indirim avantajıyla Hyundai Yetkili Servisleri’nde sunuluyor.

Hyundai, kullanıcıların değişen ihtiyaçlarını ve farklı yaşam tarzlarını göz önünde bulundurarak geliştirdiği orijinal aksesuarlarla otomobil deneyimini daha konforlu ve işlevsel hale getiriyor. Kalite, güvenlik ve tasarım standartlarını karşılamak üzere kapsamlı testlerden geçirilen Hyundai Orijinal Aksesuarları, araçlarla uyumlu yapıları sayesinde hem günlük kullanıma hem de farklı yolculuklara değer katıyor.

Hyundai, modellerin tasarımına ve kullanım özelliklerine göre farklılaşan 600’den fazla orijinal aksesuar seçeneği sunuyor. Konfor, işlevsellik, seyahat ve elektrikli mobilite gibi farklı ihtiyaçlara yanıt veren bu geniş ürün yelpazesinde öne çıkan aksesuarlardan bazıları şöyle:

  • Araç üstü çadır: Kamp, doğa ve seyahat tutkunları için geliştirilen araç üstü çadır; kolay açılıp kapanabilen yapısı, dört mevsim kullanılabilmesi ve dört yetişkine kadar konaklama kapasitesiyle açık hava deneyimini daha konforlu hale getiriyor. Teleskopik merdiveni, yatağı, ayakkabılık gözleri ve güneşlik çubuklarıyla pratik bir kullanım sunarken anahtarla kilitlenebilen yapısıyla güvenli saklama imkânı sağlıyor.
  • Şarj kablosu: Elektrikli araçların 22 kW’a kadar hızlı ve verimli şekilde şarj edilmesini destekleyen kablo, kullanım sonrasında yeniden spiral formuna dönen tasarımı sayesinde kolayca toplanıp saklanabiliyor. Suya ve toza dayanıklı yapısıyla uzun ömürlü kullanım sunan ürün, sert kapaklı koruma çantasıyla birlikte geliyor.

  • Mobil konnektör: Şarj noktalarının müsait olmadığı durumlarda elektrikli araç kullanıcılarına pratik bir alternatif sunuyor. Kompakt yapısı sayesinde araçta kolayca taşınabilen mobil konnektör, şarj sürecini takip eden ve aşırı ısınmaya karşı koruma sağlayan entegre kontrol sistemiyle güvenli kullanımı destekliyor.
  • Otomatik bagaj açma sistemi: Bagajın kolayca açılıp kapatılmasını sağlayarak özellikle ellerin dolu olduğu anlarda günlük kullanımı daha konforlu ve pratik hale getiriyor.
  • Yan basamak: Araca iniş ve binişi kolaylaştırırken Hyundai modellerine özel tasarımı ve model logosuyla aracın sportif görünümünü tamamlıyor.

Hyundai Orijinal Aksesuarları, 30 Eylül 2026 tarihine kadar geçerli yüzde 40’a varan indirim fırsatıyla kullanıcılarla buluşuyor. Kampanyaya ve araçlarla uyumlu aksesuar seçeneklerine ilişkin ayrıntılı bilgi Hyundai Yetkili Servisleri’nden alınabiliyor.

Continue Reading

Otomotiv Sektörü

Yeni Chery TIGGO7 Comfort, Fiyat-Performans SUV Segmentini Yeniden Tanımlıyor

Çin’in otomotiv ihracat lideri Chery, yeni TIGGO7 Comfort’u Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sundu. Türk aileleri için daha erişilebilir bir seçenek olarak geliştirilen yeni TIGGO7 Comfort, aile SUV segmentinde güvenlik, teknoloji ve konforu güçlü bir fiyat-performans dengesiyle buluşturuyor. Akıllı sürüş destek sistemleriyle donatılan TIGGO7 Comfort, güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getirerek günlük kullanımın tüm ihtiyaçlarına cevap veren bir sürüş deneyimi sunuyor.

 

Chery, ürün gamını yeni donanım seçenekleriyle genişletmeyi sürdürüyor. Bu kapsamda TIGGO7 ailesi, yeni bir donanım seviyesiyle daha ulaşılabilir hale geliyor. Resmi olarak satışa sunulan yeni TIGGO7 Comfort versiyonu ile Chery, Türk kullanıcılara yüksek değer sunan aile SUV’ları arasında daha fazla seçenek sunuyor. Modern kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen model; güvenlik, konfor ve verimli performansı bir araya getiriyor. Bu kapsamda Chery TIGGO7 Comfort, Türkiye’de 1.999.000 TL’den satışa sunuluyor.

 

Tüm aileler için güvenli yolculuk

 

TIGGO7 Comfort, gelişmiş güvenlik teknolojileri ve günlük yaşamı kolaylaştıran donanımlarıyla ailelerin beklentilerine cevap veriyor. Gelişmiş akıllı güvenlik teknolojileri, günlük kullanımı kolaylaştıran konfor donanımları ve Chery’nin kendini kanıtlamış güç aktarma sistemiyle donatılan model, Türk ailelerine günlük yaşam için tasarlanmış premium ancak aynı zamanda pratik bir SUV deneyimi sunuyor. Aile SUV segmentinde güvenlik, kullanıcıların öncelikli tercih kriterleri arasında yer almayı sürdürüyor.

 

TIGGO7 Comfort, farklı sürüş senaryolarında sürücüyü destekleyen kapsamlı bir akıllı sürüş destek sistemleri paketiyle donatıldı. Adaptif Hız Sabitleyici (ACC), trafik akışına göre hızı otomatik olarak ayarlayarak özellikle uzun yolculuklarda sürüş konforunu artırıyor. Şerit Değiştirme Asistanı (LCA) ile birlikte otoyol sürüşleri daha konforlu, daha rahat ve daha güven verici hale geliyor. Bunlara ek olarak Kör Nokta Uyarı Sistemi (BSD), Arka Çapraz Trafik Freni (RCTB) ve Kapı Açılma Uyarısı (DOW) gibi akıllı güvenlik teknolojileri; şerit değiştirirken, geri manevra yaparken ve yolcular araçtan inerken oluşabilecek potansiyel risklerin önceden tespit edilmesine yardımcı oluyor. Bu gelişmiş sistemler birlikte çalışarak her aile yolculuğunda kapsamlı bir güvenlik sağlıyor.

 

1.6 TGDI motor ile performans!

 

Günlük aile yaşamında konfor da güvenlik kadar önemli bir ihtiyaç olarak öne çıkıyor. TIGGO7 Comfort, her yolculuğu daha keyifli hale getirmek için tasarlanmış birçok pratik özellikle donatıldı. Elektrikli ayarlanabilir sürücü koltuğu, sürücünün ideal oturma pozisyonunu kolayca bulmasını sağlarken, akustik camlar daha sessiz bir kabin ortamı oluşturuyor. PM2.5 hava filtreleme sistemi kabin içi hava kalitesini artırıyor. Geri görüş kamerası park manevralarını daha güvenli hale getirirken, 6 hoparlörlü ses sistemi yolculuklara keyif katıyor.

 

1.6 TGDI turbo benzinli motor, 7 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman (7DCT) ile birlikte 275 Nm maksimum tork üretiyor. Şehir içi kullanımda akıcı sürüş sunarken, uzun yolculuklarda da güçlü performans ve yüksek sürüş konforu sağlıyor.

 

Sahiplik deneyimi boyunca daha fazla değer

 

Bir otomobilin değeri yalnızca teknik özelliklerle sınırlı değildir; sahiplik sürecine de yansır. TIGGO7 Comfort, günlük kullanım odaklı konfor ve güvenlik donanımlarıyla kullanıcı deneyimini destekliyor. Bunun yanı sıra kullanıcılar, satıştan satış sonrasına kadar tüm süreçleri kapsayan CHERY Family Care hizmetleri sayesinde her aşamada güven veren bir sahiplik deneyimi yaşıyor.

 

“With Chery With Love” (WCWL) müşteri yaklaşımı doğrultusunda Chery; müşteri etkinlikleri, kullanıcı toplulukları ve dijital platformlar aracılığıyla kullanıcılarıyla uzun vadeli bağlar kurarak güvene dayalı güçlü bir kullanıcı ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Chery, dünya genelindeki aileler için daha güvenli, daha akıllı ve daha keyifli mobilite deneyimleri geliştirme vizyonunu sürdürürken, Global Marka Elçisi Robert Lewandowski’nin temsil ettiği “For Family, For Champion” yaklaşımını da ürün ve hizmetlerine yansıtmaya devam ediyor.

 

Editöre not: Bu fiyat araç bedelini ifade etmekte olup noter devir ücreti, tescil işlemleri, plaka basım ücreti ve satışın tamamlanması için ilgili mevzuat kapsamında ödenmesi gereken diğer resmi masraf ve harçları içermemektedir.

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2019 SUV4CROSS markası tescilli bir markadır.