Connect with us

Elektrikli Araçlar

DS AUTOMOBILES ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY KOLEKSİYONU İLE HER YOLCULUK BİR RÜYAYA DÖNÜŞÜYOR!

Seyahat sanatını yollarla buluşturan DS Automobiles, lüks ve moda dünyasında olduğu gibi her yıl tanıtımını gerçekleştirdiği yeni koleksiyonlarıyla dikkat çekmeye devam ediyor. Bu kapsamda, insan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Fransız efsanesi Antoine de Saint Exupéry’nin adı, DS Automobiles’in tanıttığı 2024 Koleksiyonu’nda yeniden hayat buluyor. Koleksiyon, Antoine de Saint Exupéry’yi, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde onurlandırıyor. Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nda yer alan DS 7, tasarım detaylarıyla zarafeti yansıtıyor. Antoine de Saint Exupéry’nin seyahatleri ve hikayelerinden ilham alan bu özel koleksiyon, yazarın eserlerine verdiği referanslarla DS DESIGN STUDIO PARIS ekibinin çalışmalarını sergiliyor.

 

DS Automobiles, tıpkı lüks moda dünyasında olduğu gibi her yıl yeni koleksiyonlarını gözler önüne sermeye devam ediyor. Bu benzersiz koleksiyon, DS Automobiles’in değerlerini yansıtan ve kabul görmüş uzmanlığın güçlü bir ifadesini temsil ediyor.  Fransız zarafetini ve lüksünü yansıtan DS’in 2024 yılı koleksiyonunda hem şair ve gezgin hem de yazar ve kahraman olmasıyla Fransa tarihini simgeleyen bir karakter olan Antoine de Saint Exupéry ile zengin bir iş birliği yapılıyor. Exupéry’nin birçok yönden ilham veren hikayeleri, onun dört eseriyle bağlantılı olarak DS koleksiyonuna Küçük Prens, Güney Postası, Kale ve Gece Uçuşu hikayeleriyle hayat veriyor.

 

Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu: ilham kaynağını yansıtan DS koleksiyonu

 

DS 7’de sunulan Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu, Antoine de Saint Exupéry’nin maceralarla dolu hikayesiyle yakından ilişkili olan özel bir ortak imzaya sahip. Bu koleksiyon, dünyaya veda edişinin 80. yıl dönümünde Antoine de Saint Exupéry’yi onurlandırıyor. Bu koleksiyon özel bir “”Gece Uçuşu” renk seçeneğiyle geliyor. Sedefli boya, indigo ve bronz renkli yansımalar yaratan pigmentleriyle şafak vaktinde yıldızlı bir geceyi çağrıştırıyor. DS 7’nin iç mekanındaki atmosfer, Criollo Kahvesi rengindeki Nappa derinin sıcaklığı ve dayanıklılığıyla 20. yüzyılın ilk yarısındaki havacılardan ilham alan bir tasarıma hayat verirken benzersiz bir uzmanlığı ve DS Automobiles’in büyük önem verdiği asil malzemelerin kullanımını yansıtıyor. Orta konsoldaki nappa deri süslemelerde, uçakların su buharı izini çağrıştırması için özel bir işleme tekniğiyle yapılmış tasarım eşlik ediyor.

 

Koleksiyonun içinde ve dışında yer alan özel  armaların yanı sıra, Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu’nun tamamlayıcı özellikleri olarak kapı eşikleri öne çıkıyor. Kapı eşiklerinde yazarın ilham verici eserlerinden alıntılar ve çizimler yer alırken, Antoine de Saint Exupéry imzasına speedform logosu eşlik ediyor. Buradaki çizim bir uçak gövdesini çağrıştırıyor. Ortadaki pervane ise havacıların ve gezginlerin yön bulmak için yararlandığı yıldızları çağrıştırıyor. Bu koleksiyon lansmanını taçlandırmak için, Avrupa’daki ilk 80 müşteriye bir yıldızın adını taşıyan sertifika verilecek.

 

DS Automobiles CEO’su Olivier François, “Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonu ile DS Automobiles markasının temsil ettiklerini gösteriyoruz: fark yaratan, küçük, ekstra bir ruh. Bu farkı yaratan; şiir, ortak değerlerle kurulan bağ ve ortak hayal gücü gibi soyut kavramlar. Her şeyden önce Fransa, Fransa’nın yemek kültürü, güzelliğe olan tutkusu, ayrıntılara gösterilen özen ve Antoine de Saint Exupéry’nin seyahat, keşif ve avangart ruhu. Concorde ve TGV’nin yanı sıra, konfor, tasarım ve teknolojiyi yenilikçi bir şekilde bir araya getiren 1955 model DS, tüm bunları temsil ediyor. Bu yeni “Antoine de Saint Exupéry” koleksiyonu, tüm bu ortak değerleri paylaşıyor” dedi.

 

DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY: “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu”, Kumların Bilgeliği

 

DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de, yazarın ölümünden sonra yayımlanan ve insan olma hali üzerine düşüncelerinin bir araya getirildiği “Kumların Bilgeliği” eserinden bu alıntı yer alıyor. Eserin gücü, şekliyle konfor ve güvenliği yansıtan DS 7’nin gücüyle birleşiyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’de yer alan yeni Criollo Kahvesi OPÉRA iç dizayn ise yolcuların rahatlığını daha da artırıyor. Nappa deriye Tramontane işlemeler ve  inci dikişler eşlik ediyor. Gösterge panelinde “Antoine de Saint Exupéry” arması, kapı eşiklerinde “Yıldızlarla aramızdaki iletişimin yoludur bu” alıntısı ve yıldız çizimleri yer alıyor.

 

Diğer süs dikişleri ve Criollo Kahvesi rengindeki kol dayanağı ise koleksiyonun iç tasarımına ekstra zarafet katıyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY’nin direksiyon simidinin tamamı, hava yastığı kapağı dahil olmak üzere  Bazalt Siyahı deriyle kaplı. Ön koltuklarda  ısıtma, masaj ve havalandırma gibi konfor özellikleri yer alırken akustik izolasyonlu camlar maksimum konfor sunuyor. Dış tasarıma gelindiğinde, ön kapılardaki yeni “Antoine de Saint Exupéry” amblemi ve “Gece Uçuşu” renkli yeni jant göbeği, bu koleksiyonun ayrıcalıklı niteliğini bir kez daha vurguluyor. DS 7 ANTOINE DE SAINT EXUPÉRY, Türkiye’de BlueHDi 130 dizel motor seçeneği ile sunulacak. Bu özel koleksiyon, İndigo Bronz renginin yanı sıra, tümü sedefli olan Kristal Gri, Perla Nera Siyahı ve Safir Mavi olmak üzere dört farklı renk seçeneğiyle alınabilecek.

 

DS Automobiles Tasarım Direktörü Thierry Metroz, “Antoine de Saint Exupéry’yi düşündüğümüzde aklımıza Küçük Prens geliyor. Yıldız imgesi hepimizin zihninde yer etmiştir. Bize ilham veren bu imgeye, grafiklerimizin yanı sıra otomobillerin içinde ve dışında kullandığımız amblemlerde de yer verdik. Aynı zamanda, Antoine de Saint Exupéry’nin çizimlerini yorumlamaya ve onlara yeniden hayat vermeye çalıştık” dedi.

 

DS Automobiles Ürün Direktörü Agnès Tesson-Faget, “Koleksiyonlarımız, lüks moda dünyasına açık referanslar içeriyor. Bu bize, her yıl özel bir ürün grubunda ilham kaynağımızı yansıtarak değerlerimizi ifade etme ve uzmanlığımızı ortaya koyma fırsatı sunuyor” sözleriyle özel koleksiyonu değerlendirdi.

 

Antoine de Saint Exupéry: bir efsaneye dönüşen çok yönlü kahraman

İnsan odaklı, hikaye anlatıcısı, havacı, bilim insanı ve sanatçı olan Antoine de Saint Exupéry, birçok yönden efsane olmayı başarmış bir kişi.  Exupéry 20. yüzyılın ortalarından itibaren edebi eserlerinde ve havacılık serüveninde maceracı ruhunu, yaratıcılığını ve merhametini dışa vurdu. Henüz gençliğinin ilk yıllarında gökyüzüne ve takımyıldızlarına hayranlık duymaya başladı. Bu hayranlığı, onun Birinci Dünya Savaşı’nın çalkantılı dönemlerinde Fransız Hava Kuvvetleri’nde hızla yükselmesini sağlayarak içinde alevlenen uçuş tutkusunu körükledi. Antoine de Saint Exupéry daha sonra çeşitli şirketlerde hava yolu pilotu olarak uçuş kariyerine devam etti. Devasa Sahra Çölü üzerinde gece uçuşları yaptığı solo maceraları, onun edebi çalışmaları için verimli bir kaynak oluşturdu. Exupéry’nin hayal gücünü besleyen uçuşları, “Güney Postası” ve “Gece Uçuşu” başta olmak üzere en ünlü hikayelerine ilham kaynağı oldu. Antoine de Saint Exupéry, 1943’te kaleme aldığı “Küçük Prens” ile dünya genelinde kalpleri fethetti. Kendi çizimleriyle bezeli bu şairane öyküde, uzak bir gezegendeki bir çölün kavurucu kumlarında mahsur kalmış bir havacıyla karşılaşan genç bir prensin destansı hikayesi anlatılır. Küçük Prens’in maceraları üzerinden sevgi, dostluk, yalnızlık ve anlam arayışı gibi evrensel temaları işleyen Antoine de Saint Exupéry, dünya genelinde milyonlarca okuru büyülemiştir. “Küçük Prens”, dünyada en fazla dile çevrilen kitap olmuştur.

İkinci Dünya Savaşı’nda Fransız direniş güçlerine katılan Saint Exupéry, 31 Temmuz 1944’te bir hava keşif görevi sırasında uçağının Akdeniz sahili açıklarında suya gömülmesiyle yaşama veda etti. Genç yaşta yaşamı son bulan Antoine de Saint Exupéry’nin mirası, zamana meydan okuyan eserlerinde yaşamaya devam ediyor. Yazar olarak insanlığı ve insan olma halini incelikle ele alan Antoine de Saint Exupéry, havacı olarak ise maceraperest ruhunu ve cesaretini yansıtıyor. Küçük Prens’in sayfalarına konu olan yaşam felsefesi, toplumun her kesiminden okurları bugün dahi etkilemeye devam ederek insanlara sevgiyi, dostluğu ve dünyanın ihtişamını hatırlatıyor. Antoine de Saint Exupéry, insanlığın yıldızlara ulaşma isteğinin ölümsüz bir simgesi oldu.

Bu efsanevi Fransız’ın dünyayı büyüleyen eserlerinden ve hayal gücüne olan tutkusundan ilham alan DS Automobiles, Antoine de Saint Exupéry’nin varislerini ve hak sahiplerini temsil eden Saint Exupéry – d’Agay Estate ile güçlerini birleştirerek Antoine de Saint Exupéry Koleksiyonunu tasarladı. Bu iş birliğinin meyvesi olan DS koleksiyonlarının her biri, Antoine de Saint Exupéry’nin imzasını taşıyan bir hikayeyi anlatıyor.

 

Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Elektrikli Araçlar

FUCHS Lubricants Türkiye Yeni Dönem Büyüme Stratejisini Açıkladı

Şirket, Türkiye’ye olan uzun vadeli güvenini yeni dönem büyüme stratejisi ve yatırım vizyonuyla ortaya koyuyor.

Madeni yağ sektörünün global oyuncularından FUCHS Lubricants, İstanbul’da düzenlediği özel basın buluşmasında Türkiye’deki yeni dönem stratejisini, büyüme vizyonunu ve gelecek dönem hedeflerini paylaştı.

FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral ev sahipliğinde gerçekleşen toplantıda şirket;  teknoloji odaklı yaklaşımını, sürdürülebilir büyüme hedeflerini, Türkiye’nin global organizasyon içindeki stratejik rolünü ve yeni dönem yol haritasını basın mensuplarıyla paylaştı.

Basın toplantısında konuşan FUCHS Lubricants Türkiye Genel Müdürü Ahmet Oral, Türkiye’nin FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ettiğini belirterek şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, FUCHS Lubricants için stratejik büyüme pazarlarından biri olmaya devam ediyor. İzmir Aliağa’daki üretim tesisimiz, teknik altyapımız, uzman insan kaynağımız ve ihracat gücümüz; Türkiye’ye duyduğumuz güvenin en somut göstergeleri arasında yer alıyor. Yeni dönemde de müşterilerimize aynı kalite anlayışı, aynı teknik uzmanlık ve güçlü saha organizasyonumuzla hizmet vermeye devam edeceğiz.”

FUCHS Lubricants, bugün dünya genelinde 50’den fazla ülkede faaliyet gösteren, tamamen madeni yağ teknolojilerine odaklanan bağımsız bir global teknoloji şirketi olarak otomotivden ağır sanayiye, üretim teknolojilerinden enerji sektörüne kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor.

İzmir Aliağa tesisiyle bölgesel güç merkezi

FUCHS Lubricants Türkiye, otomotiv ve endüstriyel yağlayıcılar üretimini İzmir Aliağa’daki modern üretim tesisinde gerçekleştiriyor. Şirket; 250’yi aşkın çalışanı, teknik uzmanlığı ve güçlü müşteri altyapısıyla faaliyetlerini sürdürürken, 50’den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor.

Şirket, Türkiye’yi yalnızca güçlü bir iç pazar olarak değil; aynı zamanda bölgesel büyüme, mühendislik ve teknoloji merkezi olarak konumlandırıyor.

Teknoloji ve sürdürülebilir büyüme odağı

FUCHS Lubricants’ın öncelikli büyüme alanları arasında teknoloji odaklı ürünler, sürdürülebilir çözümler, dijitalleşme ve yüksek katma değerli özel ürünler yer alıyor. Basın toplantısında ayrıca; e-mobilite, termal yönetim sistemleri ve yeni nesil özel sıvılar gibi geleceğin teknolojilerine yönelik çalışmaların da sürdüğü aktarıldı.

Şirketin yaklaşımının yalnızca ürün satışına dayanmadığını belirten Ahmet Oral, müşterilere uygulama bazlı çözümler, teknik uzmanlık ve uzun vadeli iş ortaklığı sunmanın FUCHS Lubricants’ın temel yaklaşımı olduğunu ifade etti.

 

FUCHS100 stratejisiyle 100. yıla hazırlanıyor

1931 yılında Almanya’da kurulan FUCHS Lubricants, 2031 yılında 100. yılını kutlamaya hazırlanıyor. Şirket, bu kapsamda duyurduğu “FUCHS100” stratejisiyle büyüme, sürdürülebilirlik ve insan odağı olmak üzere üç temel alana odaklanarak geleceğe yönelik yol haritasını güçlendirmeyi hedefliyor. Türkiye de bu stratejinin önemli büyüme merkezlerinden biri olarak konumlanıyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

Bir İkondan İlham Alan Performans: Yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé

Porsche, SUV segmentindeki standartları yeniden belirleyen model ailesini genişletmeye devam ediyor. 911’in genetik mirası ve ikonik “flyline” tasarım çizgisinden ilham alan yeni yüzde 100 Elektrikli Cayenne Coupé; üstün e-performans yeteneklerini, sportif hatlarıyla bir araya getiriyor.

911’den ilham alan karakteristik tavan çizgisi ile Yeni Cayenne Coupé Electric, 850 kW 1.156 PS gücüne ulaşan üç farklı model seçeneği sunuyor. 0,23 cd sürtünme katsayısı ile optimize edilen verimlilik ve artırılmış menzile sahip olan Cayenne Coupé, daha sportif bir duruş ve sürüş dinamikleri için opsiyonel Hafifletilmiş Spor Paket ile sunuluyor.

Yeni Cayenne Coupé modelleri, Porsche dünyasında “flyline” olarak tanımlanan ve markanın DNA’sını oluşturan 911 tavan çizgisini SUV formunda yeniden yorumluyor. A sütunundan itibaren tamamen kendine has bir tasarım kimliğine bürünen Coupé, aerodinamik yapısı ve geniş omuz çizgileriyle segmentinin en sportif duruşunu sergiliyor.

Verimlilik ve Aerodinamik Mükemmellik

Yeni modelin sportif tavan yapısı, sadece etkileyici bir görünüm sunmakla kalmıyor; hava direncini azaltarak teknik bir avantaja dönüştürüyor. 0,23 cd sürtünme katsayısına (SUV: 0,25) sahip olan %100 Elektrikli Cayenne Coupé, bu sayede WLTP karma menzilini SUV versiyonuna daha da artırarak ortalama 670 km şehir içi ise 809 km’ye kadar çıkarıyor. Porsche Aktif Aerodinamik (PAA) sistemi kapsamında sunulan hareketli soğutma hava kapakları ve adaptif arka spoyler, yüksek hız seviyesinde stabiliteyi maksimize ediyor.

Günlük Kullanım Kolaylığına Sahip Spor Otomobil

4.985 mm uzunluğa ve 1.980 mm genişliğe sahip olan model, SUV kardeşiyle benzer boyutları paylaşırken, 1.650 mm’lik yüksekliğiyle 24 mm daha alçak bir profil sergiliyor. Bu sportif oranlara rağmen, 534 litreden 1.347 litreye kadar genişleyen bagaj hacmi ve 90 litrelik ön bagaj alanı, modelin günlük kullanım kabiliyetinden ödün vermediğini kanıtlıyor. Ayrıca opsiyonel off-road paketi ile sunulan 3,5 tona kadar çekme kapasitesi, Cayenne Coupé’nin çok yönlü karakterini destekliyor.

Üç Farklı Güç Seçeneği ve 800 Volt Teknolojisi

Üç farklı versiyon, elektrikli performansın sınırlarını zorluyor:

Cayenne Coupé Electric: 300 kW (408 PS) güç, Launch Control ile 325 kW (442 PS) overboost gücü. 0-100 km/s hızlanma: 4,8 saniye.

Cayenne S Coupé Electric: 400 kW (544 PS) güç, Launch Control ile 490 kW (666 PS). 0-100 km/s hızlanma: 3,8 saniye.

Cayenne Turbo Coupé Electric: 630 kW (857 PS) güç, Launch Control ile 850 kW (1.156 PS) güç çıkışı. 0-100 km/s hızlanma: Sadece 2,5 saniye.

1.156 PS güce sahip Cayenne Turbo Coupe Electric, SUV formunda olduğu gibi Porsche’nin şu ana kadar ürettiği en güçlü seri otomobil olma ünvanına sahip oluyor. 800 volt teknolojisi sayesinde Cayenne Coupé Electric, uygun DC hızlı şarj istasyonlarında 390 kW’a şarj hızına ulaşabiliyor. Standart olarak 11 kW AC şarj alt yapısına sahip olan model de opsiyonel olarak 22 kW AC şarj gücü tercih edilebiliyor.

Sürüş Deneyimi Odaklı Lightweight Sport Paketi

İç mekanda sürücü odaklı “Porsche Sürücü Deneyimi” konseptini benimseyen model; dijital gösterge paneli, merkezi Flow Display ve opsiyonel yolcu ekranı ile modern bir dijital ekosistem sunuyor. Standart donanım listesinde yer alan sabit panoramik cam tavan ve Sport Chrono paketi, Coupé’nin prestijli kimliğini tamamlıyor.

Daha agresif bir sürüş karakteri arayanlar için sunulan Hafifletilmiş Sport paketi, aracın ağırlığını 17,6 kg’a kadar düşürüyor. Karbon tavan, 22 inç özel jantlar ve iç mekandaki ikonik Pepita desenli koltuklar, Porsche’nin yarış mirasını modern elektrikli çağ ile buluşturuyor.

Continue Reading

Elektrikli Araçlar

YENİ CITROËN Ë-C3 AIRCROSS’UN “UZUN MENZİL” VERSİYONU TÜRKİYE’DE!

Otomotiv dünyasının, ismi konforla özdeşleşen markası Citroën, yeni ë-C3 Aircross
modelinin 54 kWh batarya kapasitesi ile WLTP verilerine göre ortalama 399 km menzil
sunan “Uzun Menzil” versiyonunu Türkiye’de 1 milyon 704 bin TL fiyat ile satışa
sundu. Mayıs ayı sonunda “Standart Menzil” seçeneği ile ülkemizde tüketicilerle
buluşan yeni ë-C3 Aircross, dışarıdan daha güçlü, aynı zamanda daha şık bir SUV
silüeti ile kaslı ve güçlü bir görünüme sahip. Max donanımlı versiyonu ile yollara
çıkan 4,39 metre uzunluğa sahip yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil”, Türkiye’deki
kullanıcılara daha uzun mesafeli mobilite ile birlikte ferah bir araç içi konfor deneyimi
vadediyor.

Yenilikçi ve yüksek teknolojili modelleriyle otomotiv tarihinin en köklü üreticilerinden olan
Citroën, B-SUV segmentindeki yüzde 100 elektrikli modeli yeni ë-C3 Aircross’un “Uzun
Menzil” versiyonunu tüketicilerle buluşturdu. Ortalama 399 km menzil sunan ë-C3 Aircross
“Uzun Menzil” versiyonu, 54 kWh batarya kapasitesi ve 16,1 kWh/100 km karma tüketimi ile
son derece verimli bir elektrikli sürüş deneyimi sağlıyor. Türkiye’de yüksek seviye konfor
özelliklerine sahip Max donanım seviyesi ile sunulan yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil”
versiyonu, 1 milyon 704 bin TL fiyatıyla segmentindeki iddiasını yukarıya taşıyor.

Elektrikli mobiliteyi konforla birleştiriyor

Yeni B-SUV, Citroën tarafından elektrikli çözümlere uygun olarak tasarlanan ë-C3
hatchback ile aynı Akıllı Otomobil Platformu’nu paylaşıyor. Citroën yeni ë-C3 Aircross
modelini “Standart Menzil” ve “Uzun Menzil” olmak üzere iki farklı menzil seçeneğiyle birlikte
sunuyor. Bu sınıftaki müşterilerin sürüş alışkanlıklarına mükemmel uyum sağlayan yeni
elektrikli “Uzun Menzil” versiyon, 54 kWh LFP (Lityum Demir Fosfat) batarya teknolojisi ile
birlikte 83 kW/113 HP gücünde bir motora sahip. Bu teknoloji, yeni C3 Aircross’un
performanslı ve konforlu (399 km ortalama menzil) bir deneyim sunmasının yanı sıra son
derece rekabetçi bir fiyat ile mükemmel bir dengeye sahip olmasını sağlıyor. Motor ve tam
otomatik şanzıman, anlık olarak kullanıma hazır tork sayesinde doğrusal bir hızlanma
performansı ve 143 km/sa maksimum sürat imkânı sunuyor. Tamamen elektrikli ë-C3
Aircross, günlük trafiğe uyum sağlamak üzere gereken tüm performans ihtiyaçlarını hızlıca
karşılıyor.
Yeni ë-C3 Aircross “Uzun Menzil” versiyonu, özellikle şarj konusunda kullanıcıların hayatını
kolaylaştırıyor. Standart olarak sunulan Mod 3 kablo, hem evde hem de halka açık
noktalarda şarj kolaylığı sağlıyor:

Continue Reading

En Çok Okunanlar

Copyright © 2019 SUV4CROSS markası tescilli bir markadır.