Test Sürüşleri
Test Sürüşü :Ford Ranger Wildtrak “Hem Ticaret Hem Özgürlük”
Ulaşım Gündemi’nin test konuğu Ford Ranger Wildtrak oldu. Yenilenen versiyonu ile hem şehirde hem arazide sürüş gerçekleştirdik. Hem günlük kullanımda hem de ticari alanda keyifle kullanacağınız bu aracı arazide de deneyimledik.
Bizi en fazla heyecanlandıran testlerden birindeyiz. Ford’un en çok satan pick-up modelinin en güçlü ve yüksek performanslı versiyonu olan yeni Ford Ranger Wildtrak ile gücü ve gücün hazzını hissetmeniz için direksiyona geçmeniz yeterli…

Hala SUV’lere rakip gösterilen Pick-Up dünyasına baktığımızda SUV’lerle sadece kaslı duruşu benzediğini anlatıyoruz sürekli. Pick-Up dünyasının başbaşka bir dünya olduğunu gösteren en büyük modellerden birisidir Ford Ranger Wiltrak. Yenilenen Ford Ranger Wiltrak diğer binek modellerde bulunan bir çok özellikli modellerinin esintilerini Pick-Up sınıfında ki modeline uyguladıklarını görüyoruz. Teknolojisi ve sürüş dinamiklerinin yanısıra, Off-Road ve günlük kullanımı için son derece ideal bir tasarıma sahip.

Ford markasının tasarım dilini yansıtan ızgara ve farlar, güçlü bir görünüme sahip sis farlarını barındıran tampon ve çok uzaklardan bile markanın eskimeyen hep dikkatleri üzerine çeken tasarım felsefesine sahip.
Yeni Ford Ranger Wildtrak’a logo ve tasarımlarla şık ve güçlü bir görünüm kazandırdı. Profilde yer alan çizgiler güçlü duruşunu desteklerken, önde ve arkadaki tamponlar araca daha iyi off-road yetenekleri kazandıracak şekilde tasarlanmış. Ranger Wildtrak’ın akıcı dış tasarımı, yeni çelik arka tampon ve stop grubuyla tamamlanıyor.

İç mekana girdiğinizde yaşam alanındaki genişliği konusunda kesinlikle çok ferah. Baş mesafenini yanı sıra koltukların oturuş pozisyonu gayet başarılı, görüş mesafeleri yeterli.

Orta konsolda, markanın diğer modellerinden yabancı olmadığımız gayet şık ve rahat kumanda edilebilen 8 inç’lik multimedya ekran yer alıyor. Kolayca kullanılabilen ekran, daha rahat kullanım için ön koltuklara daha yakın olacak şekilde konumlandırılmış. Sürücünün önünde yer alan hız ve devir saati göstergelerinin ortasında ise renkli 4.2 inç’lik beyaz zeminli çok fonksiyonlu bir ekran bulunuyor. Direksiyondan da kolayca yönetilebilen bu ekran, en gerekli sürüş bilgilerini sürücüye yansıtıyor. Yeni teleskopik ayarlı direksiyon kolonu ise her sürücünün ideal sürüş pozisyonunu yakalamasını sağlıyor.

İç tasarımda yine klasik Ford sağlamlığı, dizaynı ve premium dokunuşlu ürünleri karşımıza çıkıyor. Kullanılan malzemeler aracın yapısına göre dizayn edilmiş, kimi kısımları saf deri ve yumuşak. Bazı kısımları ise sert plastik ve krom dokunuşlarla şekillendirilmiş yapım ve yaşam tarzına göre bir pick up.

Bir arazi aracından binek otomobil malzeme kalitesi beklemek biraz ağır olacaktır. Ford Ranger Wildtrak ile çıkmış olduğunuz uzun yolculuklarda daha iyi anlıyorsunuz aracın iç tasarımı, sürüş pozisyonunuz ve kullanım rahatlığı size premium spor araç sürüyor hissi veriyor.

Direksiyona geçtiğinizde sizlere yolculukta da keyif katacak gayet sportif ve konforlu bir direksiyonla karşılaşıyorsunuz. Yol bilgisayarı kontrolü ve media sistemi de Ford karakterinde ve gayet başarılı. Ana ünitede kol dayamanın altında sunulan USB girişi ve multimedia bağlantısı ile ses sistemi yeterli bir şekilde çalıyor. Şehir içinde trafikte ki günlük kullanım ile birlikte Off-Road maceralarından sonra bir ağacın altında dinlenirken keyifle müzik dinleyebilirsiniz.

Ford otomobillerde alıştığımız anahtarsız çalıştırma özelliği ve güvenlik destek sistemleri Ford Ranger Wildtrak test aracımızda mevcut. Aracımızın hem asfalt zeminde hem de arazide sergilediği performansı, kusursuz yapım kalitesi ve yakıt ekonomisi değerleriyle, özellikle güvenlik konusunda son derece güvenli sürüş hissi sunuyor. Planlı fren uygulamalarıyla dik yokuşlarda sürüş hızlarını sabit tutarak, herhangi bir talihsizlikle karşılaşmadan inişin gerçekleştirilmesini mümkün kılmasıyla hayranlık uyandırıyor.

Sürüş destek sistemleri ve güvenlik destek sistemleri demişken Ranger Wildtrak’ta standart olarak sunulan yokuş iniş desteği, yokuş kalkış destek sistemine sahip. Dört tekerlekten çekiş sistemine sahip aracımızın ünitesi ise yeni bi-turbo 2.0 litre EcoBlue motoru 500 nm tork üreten 213 PS güc sunan yeni 10 vitesli otomatik şanzımana sahip.

Yeni Bi-turbo 2.0 litre EcoBlue motoru 10 ileri şanzımanı ile çok atak, vites geçişleri hissedilmeyecek kadar uyum içinde çalışıyor, anlık isteklerinize yanıt vermekte gecikmiyor. Sürekli dört çeker olarak ilerleyen Ranger Wildtrak beş farklı sürüş moduna sahip, Eco, Comfort, Sport, Manuel ve Offroad sürüş zeminine göre kullanıcı vites kolunun solunda yer alan buton sayesinde kolayca kontrol edebiliyorsunuz.

ŞEhirden sıkılıp kendinizi özgür doğaya bırakmak istediğinizde zorlu arazi sürüşlerinde orta torpido alt kısımda bulunan defransiyel kilitleme butonu ve yokuş iniş asistanına sahip. Yan tarafında bulunan çevirmeli buton yani sürekli dört çeker sürüş, 4H’ye getirdiğinizde orta diferansiyeli kilitleyebiliyorsunuz. Bu butona bastırarak 4L’ye aldığınızda ise daha zorlu arazi koşu ağır devir ile sürüş elde edebiliyorsunuz. Direksiyonun sol tarafından torpido kısmında bulunan arka diferansiyeli kilitleme butonunu aktif ettiğinizde ise Ranger Wildtrak’ın aşamayacağı kum, kar ya da çamurlu araziler de patinaj yapan tekerleklere fren uygulayarak kilitli diferansiyel kontrolünün de dahil olduğu güvenlik sistemleri arazi kullanımından keyif alanlar için son derece güvenli sürüş donanımları eşlik ediyor.

Sonuç olarak her türlü zeminde güvenle özgürce sürebileceğiniz bir araç almak isteyenleriçin Yeni Ford Ranger Wiltrak en doğru tercihlerden biri. Hem şehir içinde hem şehir dışında hemde zorlu arazi şartlarında size büyük bir keyif katmak için yaratılmış resmen.
Test Sürüşleri
TEST: Fiat Egea Cross Traction+: Şehirli Karakter, Hafif Arazi Tutkusu
Egea ailesinin “asi çocuğu” Cross, çıktığı günden beri sokakların tozunu attırıyor. Ancak bugün elimizdeki anahtar, standart bir Cross’un ötesinde, içinde küçük bir macera canavarı saklayan Traction+ versiyonuna ait. Bakalım bu “yükseltilmiş hatchback”, sadece bir moda ikonu mu yoksa gerçekten sınırları zorlayabiliyor mu?
Tasarım: Kaslı ve Özgüvenli
Egea Cross’a dışarıdan baktığınızda, standart bir Egea’dan 7 santimetre daha yüksekte durduğunu hemen fark ediyorsunuz. Çamurluklardaki plastik korumalar, gümüş renkli tavan rayları ve o heybetli ön ızgara, otomobile “Ben sadece markete gitmem, hafta sonu kamp ateşini de yakarım” havası katıyor. Traction+ logoları ise bu iddiayı tescilliyor.

Sürüş Dinamikleri: “Traction+” Sihri Nedir?
Asfalt üzerinde Egea Cross, bildiğimiz konforlu ve tanıdık sürüşünü koruyor. Ancak asıl eğlence, vites konsolunun yanındaki o sihirli tuşa bastığınızda başlıyor.
Traction+ (Çekiş Kontrol Sistemi), 30 km/s hıza kadar aktifleşen akıllı bir elektronik diferansiyel kilidi gibi çalışıyor. Çamurlu bir yokuşta veya ıslak çimlerde kaldığınızda; sistem, patinaja düşen tekerleği frenleyip torku tutunan tekerleğe aktarıyor.
-
Sonuç: “Buradan çıkamaz mıyız acaba?” dediğiniz o toprak yollarda, Cross’un burnunu özgüvenle ileriye dikmesi oldukça tatmin edici.

İç Mekan ve Teknoloji
Kabine girdiğinizde sizi karşılayan 10 inçlik tablet ekran, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto desteğiyle teknoloji meraklılarını üzmüyor. Koltuklardaki Cross’a özel dikişler ve yüksek oturma pozisyonu, yola daha hakim hissetmenizi sağlıyor. Bagaj hacmi ise bir ailenin tüm kamp ekipmanlarını yutacak kadar cömert.
Editörün Notu: Neden Almalı?
Egea Cross Traction+, her gün 4×4 ağır arazi aracına ihtiyaç duymayan ama “Yol biterse ben devam ederim” lüksünü de elinde tutmak isteyenler için biçilmiş kaftan. Hem ekonomik hem de stil sahibi bir seçenek olarak segmentindeki rakiplerine ter döküyor.
Karar: Şehrin karmaşasından kaçmak için bir bahaneniz olsun istiyorsanız, Traction+ sizin en sadık suç ortağınız olabilir.
Test Sürüşleri
Akıllı Hibritin Yeni Yolu: Suzuki S-Cross Hibrit Test Sürüşü
Suzuki, şehirli SUV kimliğini sağlamlaştırdığı S-Cross modelini, akıllı hibrit teknolojisiyle yeniledi. Tasarımından sürüş dinamiklerine kadar pek çok noktada iddialı olan S-Cross Hibrit’i sizler için detaylı bir test sürüşüne çıkardık. İlk İzlenim: Daha Keskin, Daha SUV
Yeni S-Cross, önceki nesline göre çok daha iddialı ve keskin bir tasarıma sahip. Özellikle köşeli hatları, geniş ızgarası ve yenilenen LED far grubu, araca “gerçek bir SUV” duruşu katmış. Bu tasarım dili, S-Cross’un sadece şehir içinde değil, zorlu yollarda da var olabileceğinin sinyallerini veriyor.
İç mekânda ise ergonomi ve kullanışlılık ön planda. Yüksek oturma pozisyonu ve geniş cam alanları sayesinde görüş açıları mükemmel. Malzeme kalitesi segment standartlarında olsa da, donanım seviyesine göre sunulan 9 inç multimedya ekranı (Apple CarPlay ve Android Auto desteği ile) modern bir dokunuş sağlıyor.
Kalbindeki Akıllı Güç: Hibrit Teknolojisi
S-Cross Hibrit’i asıl farklı kılan, kaputunun altındaki 1.4 litrelik Boosterjet motor ile entegre çalışan 48V Hafif Hibrit (Mild Hybrid) sistemi. Bu sistem, geleneksel hibritler kadar büyük bir pil veya sadece elektrikle sürüş sunmasa da, performansa ve verimliliğe önemli katkılar sağlıyor:
-
Ekstra Tork Desteği: Özellikle ilk kalkış anlarında elektrik motorundan gelen destek, turbo boşluğunu minimuma indirerek daha çevik bir hızlanma sağlıyor.
-
Düşük Tüketim: Yoğun dur-kalk trafiğinde ve yavaşlamalarda enerjiyi geri kazanarak yakıt verimliliğini artırıyor. Ortalama test tüketimimiz, segmentine göre oldukça makul seviyelerdeydi.

Sürüş Dinamikleri ve ALLGRIP Seçeneği
S-Cross’un sürüş karakteri, konfor ve güvenliği başarılı bir şekilde harmanlıyor. Süspansiyon sistemi, bozuk yollarda darbeleri iyi absorbe ederek kabine minimum sarsıntı iletiyor.
Asıl heyecan verici nokta ise, Suzuki’nin efsanevi ALLGRIP 4×4 çekiş sistemini tercih edebilmeniz. Bu sistem, Auto, Sport, Snow ve Lock gibi farklı sürüş modları sunarak her türlü yol koşuluna adapte olmanızı sağlıyor. Özellikle kış şartlarında veya hafif arazi sürüşlerinde bu sistemin sağladığı güven hissi paha biçilemez.
| Özellik | Değerlendirme |
| Tasarım | Keskin hatlar, güçlü SUV duruşu |
| Motor & Şanzıman | Çevik, verimli, otomatik şanzıman uyumlu |
| Konfor | Konfor odaklı süspansiyon, geniş görüş açısı |
| Güvenlik | Gelişmiş sürüş destek sistemleri ve ALLGRIP güvencesi |
Sürüş İzlenimleri: S-Cross Hibrit’in Yol Karakteri
Suzuki S-Cross Hibrit’i direksiyon başına geçtiğimizde hissettiğimiz ilk şey, markanın mühendislik felsefesinin temelini oluşturan o tanıdık hafiflik ve çeviklik oldu. Araç, boyutlarına kıyasla şaşırtıcı derecede hareketli bir karaktere sahip.
Motor ve Güç Aktarımı
Kaputun altındaki 1.4 litrelik Boosterjet turbo benzinli motor, 48V hafif hibrit sisteminin entegrasyonuyla mükemmel bir uyum yakalamış. Bu sistemin asıl sihri, özellikle alt devirlerde ve ani hızlanma gerektiren anlarda devreye giren elektrik motoru tork desteğinde gizli.
-
Ani Çeviklik: Şehir içi kullanımlarda, özellikle trafik ışıklarından kalkışlarda, elektrik desteği sayesinde motor anında tepki veriyor ve turbo gecikmesini (lag) hissettirmiyor. Bu durum, aracı çok daha dinamik kılıyor.
-
Verimlilik Odaklı Şanzıman: Tam otomatik şanzıman (çoğu pazarda 6 ileri tork konvertörlü), vites geçişlerini yumuşak ve akıcı bir şekilde gerçekleştiriyor. Performanstan çok konfor ve verimliliğe odaklanmış ayarı, hibrit karakteriyle tamamen örtüşüyor.

Yol Tutuşu ve Konfor
S-Cross’un süspansiyon ayarı, büyük oranda konfor odaklı. Sert darbeleri ve yol kusurlarını başarılı bir şekilde filtreleyerek kabin içine minimum titreşim iletiyor. Bu, uzun yolculuklarda yorgunluğu azaltan önemli bir faktör.
Yüksek hızlarda ise araç, çizgisini güvenle koruyor. Elbette bir spor otomobilin keskinliğini beklememek gerekir; ancak Suzuki’nin mühendisliği, gövde salınımını (body roll) kabul edilebilir sınırlar içinde tutarak güven veren bir yol tutuşu sağlıyor.
ALLGRIP Avantajı
Test ettiğimiz ALLGRIP dört tekerlekten çekiş sistemine sahip versiyon, S-Cross’un yeteneklerini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Farklı sürüş modları sayesinde:
-
Auto Modu: Normal koşullarda verimlilik için önden çekişi koruyor.
-
Sport Modu: Gaz tepkilerini keskinleştiriyor ve gücü arka aksa daha erken dağıtarak virajlarda daha dinamik bir his veriyor.
-
Snow Modu: Kaygan zeminlerde kalkışı ve tutunmayı maksimize ederek sürücüye tam kontrol hissi veriyor.
Sonuç: Suzuki S-Cross Hibrit, sürüş hissiyatı olarak dengeli, güvenli ve en önemlisi çevreci teknolojisiyle tatmin edici bir performans sunuyor. Bu, sadece bir ulaşım aracı değil, aynı zamanda hem şehir hayatına hem de hafif arazi maceralarına uyum sağlayabilen, çok yönlü bir yol arkadaşı izlenimi bıraktı.
Kimler İçin İdeal?
Suzuki S-Cross Hibrit, özellikle yakıt ekonomisinden ödün vermeden, gerçek bir SUV gücü ve yüksek donanım beklentisi olan, 4×4 seçeneği ile kış koşullarına veya araziye hazırlıklı olmak isteyen kullanıcılar için ideal bir seçenek sunuyor.
S-Cross Hibrit, akıllı hibrit teknolojisiyle geleceğe göz kırpan, şehirli ve maceraperest ruhu bir arada taşıyan başarılı bir SUV olarak öne çıkıyor.
Test Sürüşleri
Mercedes-Benz Vito 124: Yolcu Taşımacılığında Premium Konfor ve Güç
Mercedes-Benz Vito 124, otomobil ruhsatlı bir araç olarak hem konfor hem de pratiklik sunuyor. Dizel motoru ve gelişmiş özellikleriyle yolcu taşımacılığı için ideal bir çözüm olan bu araç, sınıfının en iyi seçeneklerinden biri. Arka kapısının otomatik açılması gibi detaylarla kullanım kolaylığı sunarken, Mercedes-Benz’in premium standartlarını taşıyor. İşte Mercedes-Benz Vito 124’ün detaylı incelemesi.

Şık ve İşlevsel Tasarım: Her Yönden Etkileyici
Mercedes-Benz Vito 124, modern ve zarif tasarımıyla dikkat çekiyor. Geniş ön ızgarası, LED farlarla birleşerek hem güçlü hem de sofistike bir görünüm sunuyor. Yan profildeki temiz hatlar, aracın aerodinamik yapısını desteklerken, geniş cam yüzeyler iç mekânda ferahlık hissi yaratıyor.
Arka kapısının otomatik açılabilme özelliği, Vito 124’ü yolcu taşımacılığı görevinde öne çıkaran bir detay. Bu özellik, özellikle sık dur-kalk yapılan yolcu taşımacılığı operasyonlarında büyük bir kolaylık sağlıyor. Otomatik kapı, hem sürücü hem de yolcular için konforu artırıyor.

Performans: Güçlü ve Verimli Dizel Motor
Mercedes-Benz Vito 124, 2.0 litrelik dizel motoruyla güçlü bir performans sunuyor. 190 beygir gücü ve 440 Nm tork üreten bu motor, hem şehir içi hem de uzun yolculuklarda ihtiyaç duyulan gücü sağlıyor. 9 ileri otomatik şanzıman, vites geçişlerini yumuşak ve kesintisiz bir şekilde gerçekleştirerek sürüş konforunu artırıyor.
Yakıt tüketimi açısından da oldukça verimli olan Vito 124, uzun yolculuklarda ve günlük kullanımlarda işletim maliyetlerini düşürüyor. Ortalama yakıt tüketimi, yaklaşık 6.5-7.5 litre aralığında olup, bu da sınıfındaki diğer araçlarla kıyaslandığında oldukça iyi bir değer.

Yolcu Taşımacılığına Uygunluk: Otomobil Ruhsatlı ve Konforlu
Mercedes-Benz Vito 124, otomobil ruhsatlı olması sayesinde şehir içinde esnek bir kullanım sunar. Yolcu taşımacılığı görevine özel olarak tasarlanmış iç mekânı, geniş oturma alanları ve yüksek konfor standartlarıyla dikkat çeker.
- Geniş Oturma Kapasitesi: Vito 124, 8+1 yolcu kapasitesine sahip olup, kalabalık gruplar için idealdir.
- Ergonomik Koltuklar: Uzun yolculuklarda bile yolcular için yüksek konfor sağlar.
- Klima Sistemi: Arka bölgeye kadar ulaşan havalandırma sistemi, tüm yolcular için optimum sıcaklık sağlar.

İç Mekân: Fonksiyonellik ve Lüks Bir Arada
Mercedes-Benz Vito 124’ün iç mekânı, işlevsellik ve premium detaylarla donatılmıştır. Hem sürücü hem de yolcular için konfor ve pratiklik düşünülerek tasarlanmıştır.
- 7 inçlik Multimedya Ekranı: Apple CarPlay ve Android Auto desteğiyle modern bağlantı seçenekleri sunar.
- Yüksek Kalite Malzemeler: Koltuk döşemelerinde kullanılan dayanıklı ve şık malzemeler, lüks hissini artırır.
- Geniş Bagaj Kapasitesi: Yolcuların bagajlarını rahatça taşıyabileceği geniş bir alan sunar.
- Otomatik Arka Kapı: Yolcuların giriş-çıkışını kolaylaştırarak taşımacılık görevlerini hızlandırır.

Güvenlik: Mercedes-Benz’in Standartları
Mercedes-Benz Vito 124, güvenlik açısından da sınıfının en iyi çözümlerini sunuyor. Hem sürücü hem de yolcular için maksimum koruma sağlayan sistemlerle donatılmıştır:
- Adaptif Hız Sabitleyici: Trafik akışına uyum sağlayarak sürüş konforunu artırır.
- Çarpışma Önleme Sistemi: Olası kazaları önlemek için aktif fren desteği sunar.
- Şerit Takip Asistanı: Şeritte kalmanıza yardımcı olur.
- 360 Derece Kamera Sistemi: Park ve manevraları kolaylaştırır.

Sonuç: Mercedes-Benz Vito 124 ile Premium Yolculuk
Mercedes-Benz Vito 124, dizel motorunun sağladığı güç ve verimlilik, otomobil ruhsatlı yapısı ve yolcu taşımacılığına uygun iç tasarımıyla dikkat çekiyor. Arka kapısının otomatik açılması gibi işlevsel detaylar, aracı hem konforlu hem de pratik bir seçenek haline getiriyor.
